Kelime Kökeni: Arapça-tamlama ad
– Eşitsizlik, müsavatsızlık
Cümle içinde kullanımı: Adem-i müsâvâtın olduğu yerde hak aramak ne yazık ki gece güneşi aramakla aynı.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama ad
– Eşitsizlik, müsavatsızlık
Cümle içinde kullanımı: Adem-i müsâvâtın olduğu yerde hak aramak ne yazık ki gece güneşi aramakla aynı.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama ad
– Sorumsuzluk, mesuliyetsizlik
– Fiil, işlem ve karardan dolayı mesul olmamak
Cümle içinde kullanımı: ” Başka insanların hataları yüzünden adem-i mes’ûliyyet yapacak ve görevimi savsaklayacak biri değilim.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama ad
– Merkez dışında, yerinden yönetim
– İdari taksimatta ki vilayet belediye ve köylerin muayyen hususlardan kendi kendilerini idare etmesi
Cümle içindeki kullanımı: ” Kış aylarında kar altında kalan köylerin yönetimi adem-i merkeziyyet şekilde yürür. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama ad
– İştahsızlık, yemeğe karşı isteksizlik, anoreksi
Cümle içinde kullanımı: “O melun hastalıktan sonra adem-i iştihası hepten kapandı bir deri bir kemik kaldı zavallıcık.”
Kelime Kökeni: Tamlama-ad
– İktidarsızlık, cinsel güçsüzlük
– Yetkisi olmama, yetkisizlik, kuvvetsizlik, güçsüzlükten kaynaklanan hastalık
Cümle içinde kullanımı: ” Derler ki beyin bulduğu dert adem-i iktidâr’dan gelmektedir günahları boynuna. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama ad
– İhtimal dışında, olasılıksız
Cümle içinde kullanımı: ” Elbet adem-i ihtimal mevzular üzerine konuşabiliriz lakin hüküm vermek doğru olmaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama ad
– Emniyetsizlik, itimatsızlık, güvensizlik, güvensiz olma durumu
Cümle içinde kullanımı: “Adem-i emniyet durumda olduğum için kendimi müşkülpesent hissediyorum. “
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Dikkatsizlik, savrukluk, dikkat etmeme durumu
Cümle içinde kullanımı: ” Gönül bir kez adem-i dikkat eyleyip düşmüş eline zalimin kızı sende biraz insan eyle.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Basiretsizlik, görüşsüzlük, uzağı görememe, sağgörüden yoksun olma durumu
Cümle içinde kullanımı: ” Adem-i basireti bağlanmış bir insan olarak daha fazlasını hayal etme yetisine sahip değilim.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Şemavî kitaplara göre ilk insan ve ilk peygamber, ebu’l-beşer
– İnsanoğlu, insan, adam
– İnsanda olması gereken özellikler
– Yokluk, bilinmezlik, hiçlik
– Vücut karşıtı
– Olmama, bulunmama
Cümle içinde kullanımı: “Adem tüm insanların atasıydı yasak elmayı yiyerek cezalandırıldı.”