Kelime Kökeni: Arapça
– Sayı ile ilgili, sayıyla ilişkin, sayıya mensup
– Yumurta gibi sayılan şey
Cümle içinde kullanımı: ” Adedî beyan edilmeyen malların miras paylaşımı yapılamaz mahkeme sonucu beklenmeli.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sayı ile ilgili, sayıyla ilişkin, sayıya mensup
– Yumurta gibi sayılan şey
Cümle içinde kullanımı: ” Adedî beyan edilmeyen malların miras paylaşımı yapılamaz mahkeme sonucu beklenmeli.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sayı olarak, sayıca, sayı bakımından, sayı ile
Cümle içinde kullanımı: ” Adeden tebliğ edilen malzemelerin miktarında bir azalma var ise lütfen şikayet dilekçesi doldurunuz.”
Kelime Kökeni: Arapça-adad
– Sayı, tane, adet
– Rakam, miktar beyan eden kelime veya işaret
Cümle içinde kullanımı: ” Aded saymakla tahıl ambarı tükenmez evlat, boşa kürek kazma derim.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Adet sözcüğünün kısaltılmış biçimi
– Arapça terkiplerde adet kelimesinin kısaltılmış hali
– Görenek
Cümle içinde kullanımı: ” Âde uyan insan ne güzel insandır, toprağının göğsünde kıvançla uyur. “
– Birini adamaya yönlendirmek, adama işinin yapılmasını sağlamak
Cümle içinde kullanımı: “Kardeşimi Hızır efendi adına kurban adatmaya ikna ettim, inşallah duası kabul olur.”
Kelime Kökeni: Arapça-adet
– Adetler
– Faize konu olan ana para ile gün sayısının çarpılmasıyla yüzdeliğinin alınmasıyla hesaplanan tutar
– Faiz hesaplamalarında kullanılan ifade
Cümle içinde kullanımı: ” Adat faizini hesaplamak için geçen sürü ile ana paranın tutarı kesinlikle bilinmelidir. “
Kelime Kökeni: Arapça-adarr
– Çok zararlı
– İbrani takvimine göre resmi yılın altıncı ayı dini yılın on ikinci ayı
– Musevi takviminde şubat ayının ortasında başlayan ay, mart ayı
– Omuzdaş, yandaş, taraftar, arkadaş, ayaktaş, hempa
Cümle içinde kullanımı: ” İyiliğe ve güzelliğe kendisini adar, asla kötünün yolunu tutmaz.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Olduğunca, gereğinden çok, iyice, tam
– Enikonu, bir temiz, mükemmel şekilde, yerli yerinde, bir güzel
– Gereği gibi
Cümle içinde kullanımı: “Adamakıllı çalışıp işine sahip çıkmayacak serseri mayın gibi gezeceksen kapatırım dükkanı.”
Kelime Kökeni: Arapça-adem
– İnsan, er kişi, erkek
– İyi yetişmiş, değerli ve saygın kimse, iyi huylu
– Hizmetçi, yardımcı, ayak işlerine bakan kimse, uşak
– Bir alanda kendisini geliştirmiş uzman kimse
Cümle içinde kullanımı: “Adam gibi adam olan laftan sözden anlar eziyet etmez, ama senden bunu beklemek imkansız.”
Kelime Kökeni: Arapça-adalet+Farsça-kar , sıfat
– Adaletli, adalet sahibi, insaflı, vicdanlı, imanlı kimse
Cümle içinde kullanımı: “Adâlet-kâr olan insandan yalan ve riya göremezsin, din iman adına doğruları söyler.”