Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Allahîn büyüklüğü, yüceliği
– İlâhi kudretin
Cümle içinde kullanımı:” Azamet-i İlâhiyye ne derse o olur sabret bakalım nasibimiz bizi nereye götürecek. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Allahîn büyüklüğü, yüceliği
– İlâhi kudretin
Cümle içinde kullanımı:” Azamet-i İlâhiyye ne derse o olur sabret bakalım nasibimiz bizi nereye götürecek. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Çalım
– Kurum
– Ululuk, büyüklük, yücelik
– Gösteriş, heybet, mehabet
Cümle içinde kullanımı:” Dış görüntüsündeki azamate kanma kalbim, o seni yakar hemde cayır cayır.”
Kelime Kökeni: Arapça-azîm
– Daha büyük, en büyük
– Ulu
– Niteliği üstün olan
– Yüce
Cümle içinde kullanımı:” A’zam liderimiz Atatürk’ün dediği gibi istikbal göklerdedir.”
Kelime Kökeni: Arapça-azamât çoğul biçimi
– Nefret, kin
– Kıskançlık
– Çekememe
– Hiddet, öfke durumu
– Kötü niyet
– Adavet, düşmanlık, garaz, hasımlık
Cümle içinde kullanımı:” Akrabalarımdan azam eden beklerdim de dostum dediğim ekmeğimi bölüştüklerimden beklemezdim.”
Kelime Kökeni: Arapça-uzlîle çoğul biçimi
– Yanlışlıklar
– Yanılmalar
– Doğru kabul edilmeyenler
– Hatalar
Cümle içinde kullanımı:” Büyük aileler arasında azâlîl durumlar baş gösterebilir önemli olan kan bağını zedelememek.”
Kelime Kökeni: Arapça-azîme çoğul biçimi
– Büyük olaylar
– Önemli şeyler
– Mühim şeyler
Cümle içinde kullanımı:” Azâ’im konularda susmak evladır laf bize düşerse elbet edecek bir kaç lakırdı bulabilirizç”
Kelime Kökeni: Arapça-ıdhiyye, ızhiyye, uzhiyye, udhiyye
– Kurban bayramında kesilen hayvanlar, deve, koyun, sığır
Cümle içinde kullanımı:” Âzâhî hayvanlar besler Kurban Bayramı geldiğinde şehre inip satarak geçimini sağlardı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Azat edilmiş
– Serbest bırakılmış
Cümle içinde kullanımı:” Bu şehirde akşam olunca âzâdlı hisseden gönlüm ıssızlığından yüksünmeye başlar.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Hürlük
– Serbestlik
– Şükür
– Hürriyet
– Özgür olma durumu
– Bağımsızlık
Cümle içinde kullanımı: ” Köleni âzâdî eyle ki sevapların en büyüğüne mazhar ol!”
Kelime Kökeni: Farsça
– Rahat
– Başı dinç
– Gailesiz
– Başında geçim derdi olmayan
– Bağımsız
Cümle içinde kullanımı:” Âzâde-ser biri olabilseydim ızdırap içinde yanar mıydım şimdi?”