Kelime Kökeni: Farsça
– Ulu
– Çok değerli
– Çok büyük
– Ala
– Nitelikli
– Yüce
– Kıymetli
Cümle içinde kullanımı: “Yemin olsun ki yaşadığım müddetçe ailemizin berter erdemlerini sonuna kadar yaşatacağım.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ulu
– Çok değerli
– Çok büyük
– Ala
– Nitelikli
– Yüce
– Kıymetli
Cümle içinde kullanımı: “Yemin olsun ki yaşadığım müddetçe ailemizin berter erdemlerini sonuna kadar yaşatacağım.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ulu
– Yüksek
– Soylu
– Yüce
– Çok büyük
– Ulvi
– Çok güçlü
Cümle içinde kullanımı: “Tesadüfün ötesinde kaderin berîn takdiri biz bir araya getirecek.”
Kelime Kökeni: Arapça-azamet
– Ulu
– Kocaman, fazla büyük, çok
– İri, heybet, debdebe
Cümle içinde kullanımı:” Azîm istikrarla yürüyenin yolunda hangi imkansızlık durabilir ki?”
Kelime Kökeni: Arapça-azîm
– Daha büyük, en büyük
– Ulu
– Niteliği üstün olan
– Yüce
Cümle içinde kullanımı:” A’zam liderimiz Atatürk’ün dediği gibi istikbal göklerdedir.”
Kelime Kökeni: Arapça-aliyy
– Çok yüce ve ulu, büyük, alete mensup, necip
Cümle içinde kullanımı: ” Âliyye soyundan gelen bir kadındır Fatma hanım, İstanbul ağzıyla konuşur adabı muaşeret kurallarını iyi bilir. “
Kelime Kökeni: Sıfat
– Koyu pembe, dorunun açık rengi, parlak kırmızı
– Bir tür yılancık
– Yüze sürülen pembe düzgün
– Karşı, ön
– Hile, oyun, düzen, aldatma
– Soy sop, Sülale, hanedan,
– Aile, çocuklar
– Alüminyum simgesi
– Allık
Cümle içinde kullanımı: “Al rengi fistanı çiçeklerle bezenmiş, ruhu küçük bir çocuğun ki gibi masum ve körpe.”