Kelime Kökeni: Farsça
– Dikensiz
Cümle içinde kullanımı: “Bî-hâr olmadan gül olur da aşkın kıymeti bilinir mi?”
Kelime Kökeni: Farsça
– Dikensiz
Cümle içinde kullanımı: “Bî-hâr olmadan gül olur da aşkın kıymeti bilinir mi?”
Kelime Kökeni: Arapça-bahr çoğul biçimi
– Denizler
– Bahirle
– Deryalar
– Ummanlar
– Ebhurlar
Cümle içinde kullanımı: “Korkusuzca çırılçıplak geçtiğim bihâr ve soğuk sularda yanımda sen yoktun, hiçte olmayacaksın.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Hakkıyla
– Hakkı olarak
– Hakkı ile
– Gereği gibi
– İyice
– Filvaki
Cümle içinde kullanımı: “Bî-hakkın çalışma prensibiyle iş arkadaşlarına her zaman destek olan yardım sever bir adamdır.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-hadd
– Sonsuz
– Sınırsız
– Hudutsuz
– Sınırsız
Cümle içinde kullanımı: “Aramıza koyduğun bî-had en güzel rüyaların kabuslara dönüşümüydü.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-haber
– Habersiz
– Bilgisiz
– Habersizce
Cümle içinde kullanımı: “Bî-haber kaldığın şeylerden sorumlu tutamazdım seni fakat duygularımın tesiri hiç mi ilgini çekmedi.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Suçsuz
– Günahsız
– Kusursuz
– Masum
– Kabahatsiz
Cümle içinde kullanımı: “Bî-günâh olan çalsın kalbini yoksa yalanlar boyunu aşarken gözlerinden yaş eksik olmaz.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Şüphesiz
– Kuşkusuz
– Elbette
Cümle içinde kullanımı: “Bî-gümân ayrılık bizi tüketecek, güneş kadar parlak bir acıya şahit olacağız.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Biner biner
– Binlerce binlerce
– Çok sayıda
Cümle içinde kullanımı: “Bigin bigin taarruza geçen düşman askerleri bizleri bu yakadan silkip atmayı amaçlıyordu.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Uçsuz bucaksız
– Sonsuz
– Sınırı olmayan
– Sonu görülemeyecek olan
Cümle içinde kullanımı: “Bu aşk bî-gerân olup her iki cihana hüküm kuracak haberin ola!”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-gayret
– Gayretsiz
– Üşengen
– Hareketsiz
– Çabasız
– Çalışmayan
– Çaba göstermeyen
Cümle içinde kullanımı: “Çocuklarımın en küçük olan bî-gayret, biraz mısmıl bir oğlandır eli işe ermez.”