Kelime Kökeni: Farsça-bî+gâye
– Amaçsız
– Gayesiz
– Hedefsiz
– Amacı olmayan
– Maksatsız
Cümle içinde kullanımı: “Bî-gaye yaşadığı gençliğinin son demlerindeydi artık geleceğe dair umutlarını çoktan tüketmiş.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+gâye
– Amaçsız
– Gayesiz
– Hedefsiz
– Amacı olmayan
– Maksatsız
Cümle içinde kullanımı: “Bî-gaye yaşadığı gençliğinin son demlerindeydi artık geleceğe dair umutlarını çoktan tüketmiş.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bildik olmayan
– Yabancı
– Yad
– El
– Ecnebi
– Tanınmayan
– Bilinmeyen
Cümle içinde kullanımı: “Bî-gâne olan kişileri aile sırlarımıza dahil etmekten kaçınır sorunlarımızı kendi içimizde çözmeye uğraşırız.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-gamm
– Kedersiz
– Gamsız
– Kendine herhangi bir konuyu dert edinmeyen kimse
– Dertsiz
– Gailesiz
– Acısız
– Kaygısız
Cümle içinde kullanımı: “Bî-gam insanlara hep özenmiş geceleri deliksiz uykuların hasretini çekmişimdir.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-fâ’ide
– Yararsız
– Faydasız
– İşe yaramayan
– Nafile
– Boş
Cümle içinde kullanımı: “Bî-fâ’ide işlerle uğraşmak yerine gerçekle bağdaşan işlerin peşinden koş.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ölçüsüz
– Ölçüye gelmez
– Ölçülemeyen
– Ölçülmemiş
Cümle içinde kullanımı: “Bî-endâze maldan, tartılmamış laftan korkar insan hakkından daima sakınırım.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-edeb+Farsça-âne
– Edepsizce
– Edebe aykırı olarak
– Terbiyesizce
– Saygısızca
– Utanmazca
Cümle içinde kullanımı: “Bî-edebâne konuşan ahlak nedir bilmeyen kişilerden biri zannetmeyiniz beni.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-edeb
– Edepsiz
-Edebi olmayan
– Şirret
– Utanmaz
– Terbiyesiz
Cümle içinde kullanımı: “Kirli ellerden değil bî-edeb yüreklerden kork.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Kız çocuğu olmayan
– Venüs
– Zühre
– Çoban yıldızı
– Akşam yıldızı
Cümle içinde kullanımı: “Bî-duht misali gecemi aydınlatacak, ruhumun gediklerini dolduracak mısın?”
Kelime Kökeni: Farsça
– Esirgemeyen
– Bol
– Mebzul
– Eli bol
– Çok
– Aşırı biçimde
Cümle içinde kullanımı: “Rüyalarım da olmasa seni bî-dirîgğ görmek ne mümkün olacak.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Hızlı
– Süratli
– Seri
– Alelacele
– Çabucak
Cümle içinde kullanımı: “Ecel ile birlikte gelen bî-direng toprak korkusu nihayetinde diğer hayatın geçiş güzergahıdır.”