Kelime Kökeni: Zarf
– Baştan başa
– Tamamıyla
– Açıkça
– Anlaşılır biçimde
– Düpedüz
– Dümdüz olarak
Cümle içinde kullanımı: “Düpdüz soruyor ve net bir cevap talep ediyorum.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Baştan başa
– Tamamıyla
– Açıkça
– Anlaşılır biçimde
– Düpedüz
– Dümdüz olarak
Cümle içinde kullanımı: “Düpdüz soruyor ve net bir cevap talep ediyorum.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– İki ayaklı
– İki ayağı olan
Cümle içinde kullanımı: “Dünyada düpâsı olan gezer, dili olan da konuşur.”
Kelime Kökeni: Ad
– Orta
– Dip
– Merkez
– Taban
Cümle içinde kullanımı: “Düp içinde boncuk, ellerinde nar rengi kına.”
Kelime Kökeni: Arapça-dünyâ+Farsça-perest
– Dünyaya tapan
– Tamahlı
– Hırslı kimse
– Maddiyata düşkün kimse
– Ahireti düşünmeyen kimse
Cümle içinde kullanımı: “Dünyâ-perest olanlar ölümü düşünmez sürekli istif yapar.”
Kelime Kökeni: Ad
– Servet
– Mal
– Dünyaya yaraşır
– Dünyaya özgü
– Para
– Zenginlik
– Mal mülk
Cümle içinde kullanımı: “Gençken elde ettiği dünyâlık sayesinde yaşlılığında rahat etti.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Dünya ile ilgili
– Dünyaya özgü
– Dünyaya mahsus
– Kendisini dünyaya bağlayan kimse
– Dünya işleriyle ilintili
– Uhrevi karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Dünyevî çabalarımızın hepsinin nedeni insan gibi yaşayabilmek adınadır.”
Kelime Kökeni: Arapça-dünyâ+Farsça-dâr
– Varlıklı
– Dünya işlerime kendisini kaptıran
– Dünya düşkünü
– Dünya işleriyle meşgul
Cümle içinde kullanımı: “Malına mülküne düşkün dünyâ-dâr neylesin ölümün soğuk nefesini.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Sefil dünya
– Alçak dünya
– Elgûn
– Herkes
– El alem
– Başkaları
Cümle içinde kullanımı: “Dünyâ-yı dûn için yaşarsan alacağın mükafat ancak dedikodu olur.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Yerküre
– Kainat
– Yeryüzü
– Evren
– İçinde yaşadığımız alem
– El alem
– İnançları bir olanların topluluğu
– Ortam
– Herkes
– Hayat
– Yaşama biçimi
Cümle içinde kullanımı: “Her şeye rağmen boynumuzun borcu olan dünyalarımızı yaşayıp gideceğiz.”
– Birbirine göre gelin ile damadın anne ve babaları
– Düğünde güveyiye pederlik eden kimse
– Karı kocanın anne ve babalarının birbirlerine göre durumu
Cümle içinde kullanımı: “Dünürler birbirlerine karşı anlayışlı olmazda evlatlarını da üzer.”