Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Koşumcu
– Yular yapan kimse
– Yular satan kimse
– Araba hayvanlarının kayışını yapan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Tüm gençliği ve yaşlılığı efsârdûz mesleğiyle geçti gitti.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Koşumcu
– Yular yapan kimse
– Yular satan kimse
– Araba hayvanlarının kayışını yapan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Tüm gençliği ve yaşlılığı efsârdûz mesleğiyle geçti gitti.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Zimam
– Yular
– Hayvan başlığına ve tasmasına bağlanan ip
Cümle içinde kullanımı: “Atın boynuna bağlanan efsâr gibi beni her yere çekiştirip durma.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Efsaneye özgü
– Büyülü
– Etkileyici
– Çekici
– Efsane ile ilgili
– Menkıbevi
– Olağanüstü niteliklere sahip olan
Cümle içinde kullanımı: “Efsânevî hikayelerle hepimizi büyülemeye devam ediyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Masal uyduran
– Masal anlatan
– Hikaye yazan
– Meddah
– Romancı
– Hoş hikaye anlatan
Cümle içinde kullanımı: “Biz çocukken köyümüzdeki Efsâneperdâzlar bizlere masallar anlatır yüzümü güldürürdü.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Efsane anlatan
– Hikaye anlatan
– Masal anlatan
Cümle içinde kullanımı: “Efsane-gû dizlerinin dibine topladığı çocukları masal dünyalarında dolaştırıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Masal anlatan
– Boş sözlerle vakit geçiren
– Hikayeci
Cümle içinde kullanıcı: “Efsâne-cû anlattığı masallarla bize çocukluğumuzu hatırlattı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Masal
– Destan
– Dilden dile dolaşan hikaye
– Büyülü ve etkileyici söz
– Söylence
– Asılsız hikaye
– Hadise
– Olağanüstü
– Çok iyi
– Fevkalade
Cümle içinde kullanımı: “Şimdi efsane bir film izlemeye hazır mısınız?”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Daha fasih ve beliğ olan kimse
– Çok güzel ifade
– Anlatışı güzel kimse
– Güzel sözlerle anlatmaya muktedir olan
Cümle içinde kullanımı: “Yazarın diksiyonu ve efsahı öyle çekici dinlemekten asla sıkılmıyorsunuz.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Şule
– Işıltı
– Parıltı
– Işık
– Aydınlatıcı
– Gösterişli
– Işık saçan
Cümle içinde kullanımı: “Efrûz nazikliğiyle hepimizi birden ayağa dikmeyi başardı.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Tutuşmuş
– Parlamış
– Aydınlanmış
– Nurlanmış
– Işık saçan
Cümle içinde kullanımı: “Onu gördüğünde efrûhte yüzünden hemen taşıyacağından eminim.”