Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Duygusuzluk
– Donmuş kalp
-Hissizleşmiş
– Duygusuz olma
Cümle içinde kullanımı: “Hayatı boyunca büyük kayıplarla sınanan insanlar efsürde-dil olmaya meyillidir.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Duygusuzluk
– Donmuş kalp
-Hissizleşmiş
– Duygusuz olma
Cümle içinde kullanımı: “Hayatı boyunca büyük kayıplarla sınanan insanlar efsürde-dil olmaya meyillidir.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Donmuş
– Müncemit
– Câmit
– Duygusuz
– Hissiz
– Kansız
– Hissizleşmiş
– Soluk
– Umursamaz
– Katı yürekli
Cümle içinde kullanımı: “Gönlünde efsürde olmuş kısımları göster desem sevgisizlikten yakınır.”
Kelime Kökeni: Farsça-ünlem
– Yazık
– Eyvah
– Günah
– Üzülme sözü
– Heyhat
Cümle içinde kullanımı: “Efsûs hayat bizi de kendisi gibi iki yüzlü ve çıkarcı yaptı.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Büyülü
– Afsunlu
– Sihirli
– Etkileyici
– Büyü gücü olan
Cümle içinde kullanımı: “Efsûnlu gözlerine bir kez baktın mı helak olup gidersin.”
– Büyülemek
– Okumak
– Büyü yapmak
– Teshir etmek
– Büyü ile etkisi altına almak
Cümle içinde kullanımı:” Sözleri ve edalı gülüşüyle hepimizi efsûnladığını söylemek doğrudur.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Büyüleyici
– Çekici
– Baş döndüren
– Sihirli
– Büyülü
– Etkileyici
– Yaramaz kimse
– Karşı konulmaz derece de cazibeli
Cümle içinde kullanımı: “Gözüm arkada nasıl kalmasın efsûnkâr güzelliğini hatırladıkça yüreğim çırpınıyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Üfürükçü
– Büyücü
– Sihirbaz
– Neffase
– Sahir
Cümle içinde kullanımı: “Eski dönemlerde halk efsunger olarak anılan insanları dışlar ve uzak dururlardı.”
Kelime Kökeni: Ad
– Üfürükçü
– Sihirbaz
– Büyü yapan kimse
– Düzenbaz kimse
– Büyücü
Cümle içinde kullanımı: “Oldum olası efsuncu olduğunu iddia eden kimselerden hoşlanmam.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Taç
– İklil
– Dihim
– Subah
– Süslü başlık
Cümle içinde kullanımı: “Padişahın taktığı efser gücünü ve kudretini gösteriyor.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Efsuncu
– Büyücü
– Sihirbaz
– Bağıcı
– Afsuncu
Cümle içinde kullanımı: “Bizim atalarımızda efsây kökenli insanlar olduğu söyleniyor.”