Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Atlar
– Kısraklar
– Yılkılar
Cümle içinde kullanımı “Efres sadık hayvanlardır sahiplerini zor koşullarda asla yalnız bırakmazlar.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Atlar
– Kısraklar
– Yılkılar
Cümle içinde kullanımı “Efres sadık hayvanlardır sahiplerini zor koşullarda asla yalnız bırakmazlar.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Muhteşemlik
– Çekicilik
– Güzellik
– Debdebe
– Bezek
Cümle içinde kullanımı: “Efrend dolu bir gelecek bizi bekliyor bu inanca sığınarak yaşıyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Frenkler
– Avrupalılar
– Fransızlar
Cümle içinde kullanımı: “Ortaçağdan bu yana Charlemagne hükmü altındaki toplumlara Efrenc denilmiştir.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Yükselen
– Kaldıran
– Maruf
– Mümtaz
– Büyük
– Taşımak
– Yukarıya almak
Cümle içinde kullanımı: “Tanrı bizleri iyilikleri efrâz eylenen kullardan eylesin.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Tepeler
– Yükseklikler
– Sınır noktaları
– Müjdeciler
– Erler
– Bireyler
Cümle içinde kullanımı: “Yağmurun efrâtı olan bulutlar toplanmaya başladı rahmet yağacak”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Örtüler
– Sergiler
– Yaygılar
– Bezler
– Kilimler
Cümle içinde kullanımı: “Avludaki tozlu efrâşa oturan yaşlı kadının elindeki yün çoraplar el emeği göz nuruydu.”
Kelime Kökeni: Farsça-özel ad
– Türk mitolojisinin ünlü kahramanlarından biri
– Şehname’nin karakterlerinden biri
Cümle içinde kullanımı: “Efsanevi kral Efrâsyâb İran’ın baş düşmanıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça-çoğul ad
– Feresler
– Atlar
– Esbler
– Beygirler
– Kısraklar
– Dişi atlar
Cümle içinde kullanımı: “Dağlarda gördüğümüz efrâs yabani olmakla birlikte güzelliği tartışılmaz.”
Kelime Kökeni Farsça-sıfat
– Yükseltilmiş
– Kaldırılmış
– Yükselmiş
– Kaldırmış
Cümle içinde kullanımı: “Efrâhte sevaplar yoktur, cennet garanti altına alınan bir arsa değildir.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Yükseltilmiş
– Kaldırılmış
– Yukarı kaldırılmış
– Yükseğe çıkartılmış
Cümle içinde kullanımı: “Sevapları efrâhte olmuş kullarından eyle bizi Yarabbi.”