Kelime Kökeni: Farsça
– Tepme, tekme
Kelime Kökeni: Arapça
– Dar, sıkı olan şey, ensiz
– Geniş karşıtı, bol karşıtı
Cümle içinde kullanımı: ” Eşeğin lecini yemeden, attan düşmeden anlamazsın hele biraz vakit geçsin. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Tepme, tekme
Kelime Kökeni: Arapça
– Dar, sıkı olan şey, ensiz
– Geniş karşıtı, bol karşıtı
Cümle içinde kullanımı: ” Eşeğin lecini yemeden, attan düşmeden anlamazsın hele biraz vakit geçsin. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Elbise, giysi
– Giyilmeye ve örtünmeye yarayan kumaş
Cümle içinde kullanımı: “Arabistan’dan gelen lebûs ve ipek topları çarşı da baya iyi satıldı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sarmaşıkgiller, örnek bitkisi sarmaşık olan iki çeneklilerden bitki familyası
Cümle içinde kullanımı: “Botanikle ilgilendiğim sıralarda en çok leblâbiyye türleri ilgimi çekmişti. “
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Akıllı, zeki, akil, anlayışlı
– Güzel sözlü, yumuşak konuşan, tatlı dilli, tatlı sözlü, gönül alıcı konuşan
Cümle içinde kullanımı: “İhsan efendi de beni en çok hoşnut bırakan şey lebîk konuşmaları ve ses tonu olmuştur. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Süt satan kimse, sütçü
– Sütü bol veren hayvan
Cümle içinde kullanımı: ” Sabah mahalleye gelen lebbân’dan yoğurt çalmak için bir bakır süt aldım.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Göğüs, sine, iman tahtası, toraks
Cümle içinde kullanımı: “Huzuruma engel olan ley lebânımda gizlidir, kabuk bağlamadığı gibi kanamayı sürdürür. “
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Şefkat dudağı
– Uç, kenar
Cümle içinde kullanımı: “Yüreğinin leb-i şefkatında bana yer ayır, kıyma sevgime biraz hoşgörü lütfet!”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Ufuk, çevren, göz erimi
Cümle içinde kullanımı: “Leb-i hadrâ ağarırken kanlı gözlerimin feri sönüyordu annem!”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Sahil, deniz kenarı, kıyı
– Denizin dudağı
Cümle içinde kullanımı: “Eski köşkümüzün ön cephesi leb-i deryâ manzaraya sahipti. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Adilik, alçaklık, bayağılık, sıradanlık, denaet, zillet, kötü mizac
Cümle içinde kullanımı: ” Gözü kör olasıca herifin le’âmet huyu yüzünden herkes bize düşman oldu. “