Kelime Kökeni: Arapça-le’âlî+Farsça-feşân
– İnciler savuran, inciler döken, inciler saçan
Cümle içinde kullanımı: “Sevdiğim denizim, mavi bağrından le’âlî-feşân kollarıma. “
Kelime Kökeni: Arapça-le’âlî+Farsça-feşân
– İnciler savuran, inciler döken, inciler saçan
Cümle içinde kullanımı: “Sevdiğim denizim, mavi bağrından le’âlî-feşân kollarıma. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Alev, ateş, od, nâr
– Cehennemin altıncı katı, cehennem
Cümle içinde kullanımı: “Kordur lâzî, içine düşeni yakacaktır günahı olanın boynuna dolanacaktır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yapışkan, yapışıcı, yapışmış olan, bulaşıcı, yapıştırıcı
Cümle içinde kullanımı:” Çam ağaçlarının lâzık balları yenmez.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yok olmayan, zeval bulmayan, sonu gelmez, zevalsiz
Cümle içinde kullanımı: ” Bin bir derle boğuştum sabrettim lakin hiç bir zaman imanıma lâ-zevâl getirmedim. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yok olmasın, zeval bulmasın, zail ve eksik olmasın, zeval bulmasın, kabahat bulmasın
– Olsun!
Cümle içinde kullanımı: “Allah’tan dileğimdir lâ-zâle bulmadan uzun bir ömür yaşasın.”
Kelime Kökeni: Arapça-lazâ
– Ateş, alev, od, nâr
– Bal koymaya yarayan küçük tekne, bal teknesi
– Cehennem, tamu
Cümle içinde kullanımı: “Lazanın içine doldurduğumuz balın üzerine sinekler üşüşmeye başlamadan üstünü kapat. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sual olunmaz, soru sorulmaz, mesul tutulamaz, sorumlu tutulamayan
– Mesuliyetsiz, sorumsuz
Cümle içinde kullanımı: “Akli baliğ yaşı gelmeyen çocuklar günahlardan lâ-yüs’el sayılır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kavranılamaz, anlaşılamaz, anlaşılmaz, fehmedilmez
Cümle içinde kullanımı: ” Kader silsilesi biz insanoğlu tarafından lâ-yüfhem edilemez çocuğum. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Bilinemez, kavranılamaz, özüne inilemez, tarif edilemez, bilinmez
Cümle içinde kullanımı: ” Hissiyatımın yüceliğini, lâ-yu’ref tıynetini bilmem nasıl anlatırım size.”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Yenilemez, üstesinden gelinemez, yenilmeyen, yenilmesine olanak bulunmayan
Cümle içinde kullanımı: “Vatan sevgisiyle kanını toprağına dökmüş bir millet katiyen lâ-yu’leb!”