Kelime Kökeni: Arapça
– Hatırlatmak, andırma, belirtme,
– Dile getirme, zikretmek
Cümle içinde kullanımı: “Doğrusunu söylemek gerekirse izkar edilen suçu yargılamak üstüme vazife değildir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Hatırlatmak, andırma, belirtme,
– Dile getirme, zikretmek
Cümle içinde kullanımı: “Doğrusunu söylemek gerekirse izkar edilen suçu yargılamak üstüme vazife değildir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Mehtaplı gece
– Her ayın on üçü, on dördü
Cümle içinde kullanımı: “Deniz karanlığa büründüğünde evazıh saatlerde hep seni anarım.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Öyle olsun
– Pekala
– Ne iyi, ne ala
Cümle içinde kullanımı: “Febiha, daha ne diyebilirim ki dediğiniz gibi olsun.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Renkli
– Parıltısı bulunan, parlak
Cümle içinde kullanımı: “Masmavi gökyüzünde köpük köpük bulutlar derârî bir işveyle salınıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– En ziyade, en çok,
– Genellikle, çoğunlukla, ekseriyet
Cümle içinde kullanımı: “Ekseriyya gün doğumu kızıl-turuncu renkleriyle bu tepeyi her gün aydınlatır.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ay ve güneşin ışığı
– Günlerin güzelliği
Cümle içinde kullanımı: ” Bir günüm geçmez ki ab-ı eyyam lütfuna mazhar olmadan yaşayabileyim. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Şuurlu olma durumu, uyanık halde olmak, dikkat kesilmek
-Tasavvuf’da manevi uyanıklık
Cümle içinde kullanım: “Ey abdal, mihferini indir amam yakaza dur düşman asla uyumaz bilesin.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Sevgilinin zülüflü saçı
Zülfiyara dokunmak: Hatırlı, makamı olan bir kişiyi gücendirmek, darılmasına neden olmak
Cümle içinde kullanımı: “Zülf-i yar, gel uyutayım aşkını göğsümde, inan sevgim tenden ötedir.”
– Aşktan uzak kalmış kişi
Cümle içinde kullanımı: “Neylerim ekmeği suyu, gönlüm aşık-ı mehcur ise.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Bekleme
– Koruma
Cümle içinde kullanımı:” Nefsi hiraset edenin, dili de sükun eder. “