CİMER’den Menemen Sorusuna ‘Biz Soğansız Tercih Ediyoruz’ Yanıtı!

CİMER’den Menemen Sorusuna ‘Biz Soğansız Tercih Ediyoruz’ Yanıtı!

2006’da faaliyete geçen CİMER, vatandaşların talep, şikayet ve ihbarların doğrudan Cumhurbaşkanlığı’na iletilmesini sağlayan bir web servisi.  Geçtiğimiz günlerden Arda isimli bir vatandaş CİMER’e sorduğu ‘menemen soğanlı mı, soğansız mı yapılır?’ sorusuyla gündeme oturdu.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Bakanlığı’nın verdiği esprili yanıt ise hem yüzleri güldürdü hem de sosyal medya da gündemine oturdu.

CİMER’e gelen başvurular genellikle şikayet, dilek ve önerilerden oluşuyor.  Türk vatandaşlarının internet üzerinden başvurabildikleri CİMER’e Arda isimli yurttaş “Menemen soğanlı mı yapılır, soğansız mı? Bu soru yüzünden tartışmaya başlayacağız yardım edin lütfen” diye sordu.

Arda isimli yurttaşın sorusunu es geçmeyen CİMER, resmi olarak yanıtlarını sosyal medyadaki Twitter profilinden verdi.  CİMER’den gelen yanıt ise şu şekildeydi;

“Arda Bey CİMER’e zor bir soru sormuş. Sevgili Arda Bey, ilginiz için teşekkür ederiz. Herkesin damak tadı farklı. Biz soğansız tercih ediyoruz”

 

En Çok Kilo Aldığınız Bölgenize Göre Kilo Almanızın Sebebi Nedir?

En Çok Kilo Aldığınız Bölgenize Göre Kilo Almanızın Sebebi Nedir?

Fast food yemeklerin lezzetli olduğunu kabul ediyoruz lakin çağımızın başına bela olduklarını da biliyoruz.  Sağlıksız beslenme, hareketsiz geçen çalışma saatleri ve paket gıdalar ideal görünümümüzden uzaklaşmamızı sağlıyor. Kış ve yaz boyunca diyet ve egzersiz yapmanıza rağmen sorunlu bölgelerinizde bir değişilik olmuyorsa, bunun sebebini hiç merak ettiniz mi?

Bazıları göbeğindeki yağlardan şikayet ederken, bel bölgesi, üst bölge ve uyluklarında fazladan biriken yağlar bizlere sorunun temelini anlatmak istiyor olabilir. Kilo almanız genetik yatkınlıktan kaynaklanabildiği gibi vücudunuzda gerçekleşen bir sorununda belirtisi olabilir.

Uzmanların yaptıkları araştırmalara göre vücudumuzun en çok kilo alan kısımları bedenimizin yaşadığı sıkıntıları ele veriyor.  Yazımızın devamında sorunlu bölgelerin kilo almalarına sebebiyet veren nedenleri açıklayacağız, sizin vücudunuzda en çok beğenmediğiniz yer hangisi?

Göbek ve Sırt Bölgesi: Gün içinde çok fazla hareket etmediğinizi gösteren göbek ve sırt bölgesinde biriken yağları eritmek için diyete ve spora başlamalısınız.  Sağlıklı beslenme ve egzersizle bu bölgelerdeki fazla yağlardan hemen kurtulabilirsiniz.

Kalça ve Uyluk Bölgesi; Menopoz, ergenlik vb. dönemlerde değişen hormonların bir yan etkisi de kalça ve uyluk içlerinde fazla yağın birikmesine neden olur.  Bu bölgedeki fazla yağlar genellikle hormon dengesizliğinin belirtisidir. Vücudunuzun bu bölgelerinden kilo almak istemiyorsanız sigara içmemeli, uzun süre oturmamalı, alkolden uzak durmalısınız.

Üst Vücut Bölgesi; Vücudunuzun üst kısmından kilo almaya başlıyorsanız beslenme şeklinizin yanlış olduğunu söyleyebiliriz.  Özellikle kadınlarda yaygın olan üst vücut bölgesinde yağ birikimi tükettiğiniz yiyeceklerin bir sonucudur.  Şekeri yüksek  gıdalardan, fazla yemek yemekten, hamur işlerinden kaçının.  Egzersiz ve diyet yapmaya mutlaka başlayın…

 

Mısırlı Bakan Muhalifleri ‘Doğramakla’ Tehdit Etti!

Mısırlı Bakan Muhalifleri ‘Doğramakla’ Tehdit Etti!

Mısır Göçmenlik  Bakanı Nabila Makram, Sisi rejimini eleştiren muhalifleri doğrayarak öldürmekle tehdit etti.  Salondakilerin şaşkınlık geçirmesini sağlayan sözlerinin yanı sıra elini boynuna getirerek kesme işareti yapması ise dinleyicileri şoke etti!

Toronto kentinde toplantıya katılan katılan Nabila Makram, konuşma yaptığı sırada videoya kaydedildi.  Sosyal medya da yayılan videoda Bakanın sözleri bütün dikkati üstüne çekti.

“Bizim sadece bir ülkemiz var, o da Mısır. Mısır, bizi bir araya getiren ve yakınlaştıran şeydir. O, nereye gidersek gidelim kalplerimizde kalacak. Bununla ilgili olumsuz bir söze dayanamayız. Mısır’a karşı konuşan herkes doğranacak.”

Konuşmasının sonlarına doğru elini boynuna götürerek kesme işareti yaptığı sıra da salondakiler kısa süreli şaşkınlık yaşadı.   Bazı katılımcılar ise alkış tutarak Mısırlı bakana destek verdi.

İnternet sitelerinde ve sosyal medyada paylaşılarak yayılan tehdit içerikli videonun hemen arkasından ECCD isimli grup bakan hakkında şikayette bulundu.

Mısırlı Kanadalılar  Demokrasi Koalisyonu Başkanı Ahmed Abdelkader, Nabila Makram hakkında yaptığı açıklamada “Kanada topraklarında Kanadalı vatandaşları tehdit etmesinin büyük skandal olduğunu” belirtti.

Toronto’daki toplantıda Mısır rejimini eleştirenleri dilimleyerek, doğramak ve öldürmekle tehdit eden bakan Akram hakkındaki konuşmasına şunları ekledi.

“Yurt dışındaki Mısırlıları bu şekilde tehdit eden rejimin ülke içindeki Mısırlılara neler yaptığını hayal etmeliyiz. Kanadalı Mısırlılar olarak, Mısır rejiminin insan hakları ihlallerini, diğer politika ve uygulamalarını açıkça eleştirdiğimiz için kendimizi tehdit altında hissediyoruz. Artık Kanadalı Mısırlılar, kendilerini güvende hissetmeyecekler. İnsan haklarının sistematik olarak ihlal edildiğini bildiğimiz bir rejimin bakanı, Kanada’ya gelip Kanadalıları Kanada topraklarında tehdit ediyor.Biz Kanada vatandaşı Mısırlılar olarak kendisini ve Mısır rejimini polise raporlarımızla şikayet ettik. Kanada makamları, Suudi rejiminin gazeteci Cemal Kaşıkçı’ya yaptıklarını hesaba katarak, Mısırlı Bakan Makram’ın hükümet tehdidini ve tehditte kullandığı kesme hareketini ciddiye almak zorundadır.” (AA)

‘Torbacılara’ İstanbul’da Şafak Operasyonu Yapıldı!

‘Torbacılara’ İstanbul’da Şafak Operasyonu Yapıldı!

Torbacı olarak bilinen uyuşturucu satıcılarına şafak operasyonu düzenlendi.  İstanbul Emniyet Müdürlüğünün üstlendiği şafak operasyonuna helikopterler destek verdi.

Şafak operasyonu sırasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube müdürlüğü ekiplerine Özel Harekat Polisleri de katılırken, bir çok kişinin göz altına alındı.

İstanbul’un Anadolu yakasında gerçekleşen operasyon boyunca hava da kalan helikopter sokağı emniyet altına alırken, Özel Harekat polisleri kapıları koçbaşı kullanarak kırdı.  Evlerde arama yapılırken, özel harekat timleri sokak aralarını tutarak giriş çıkışı denetim altına aldı.

Şafak Operasyonu sonlandığında çok sayıda kişiyi göz altına alınıp emniyet müdürlüğüne gönderildi…

Rus Savaş Uçağına Uyarı Ateşi Açıldı!

Rus Savaş Uçağına Uyarı Ateşi Açıldı!

Hava sahasını ihlal eden Rus askeri uçağa uyarı ateşi açıldı.  Güney Kore’den gelen açıklamaya göre salı günü ülkelerinin hava sahasına girerek kural ihlali yapan Rus askeri uçağına uyarı ateşi açıldı.  İki kez uyarı ateşinin yapıldığını, ayrıca Çin’e ait bir askeri uçağında hava sahalarını ihlal ettiğini belirtti.

Yapılan açıklamaya göre (KADIZ)  Kore Hava Savunma Bölgesine erken saatlerinde giren 3 adet Rus askeri uçağının girdiği belirtilirken, aynı ihlali Çin’e ait 2 askeri uçağında gerçekleştirdiğini bildirdi.

Rus uçakları Güney Kore-Japonya arasında sorunların yaşanmasına sebep olan Dokdo adasının hava sahasına girdiği ve ilk uyarı ateşinden 20 dakika sonra tekrar giriş yaptığında ikinci uyarı ateşinin açıldığını belirttiler.

Kore ordusunun açıklamasında Rus askeri uçaklarının ilk defa böyle bir kural ihlaline sebep olduklarını söylerlerken, Seul Savunma Bakanlığı Rusya ve Çin’in hava ihlalleriyle haklı resmi şikayette bulanacaklarını belirtti.

Rus ve Çin yetkililerinden henüz bir açıklama gelmezken, gerginliğin bir süre devam edeceği ve kasıt olup olmadığı henüz netleştirilmedi…

 

 

Yasak İhlali Edep

Yasak İhlali Edep

Akreple yelkovan arası bir yerde, dolunayın henüz doğurmadığı saatler bunlar.

Şüphe yok ki önemsiz, nefes artık içimde oyalanmıyor.

Sıfır yer çekimine karşı gelmeye çalışan adımların arkasındayız.

Hatalarımızla ve zaaflarımızla çare yok gün batımına.

Mühim değil üzgün olamayız, köprüleri ateşe verdik.

Sakınacak bir dert yok, yaşam kavgasında yakası yırtıldı edebin.

Görünen sadece karanlık gece ve gümüş yıldızlar.

Zaman içimizden geçip gitti, tutarız sandık yarı aklımıza sığdıramadık.

 

Saydam ellerimizin parmakları kırıldı sevinçlerden,

Ama hayır, acı hissetmedik çünkü acı soyut olamaz.

Yasak ihlali yapan düşüncelerimizi zincir altına vurdukça azıttık.

Toplumun aforoz ettiği arzularımıza ilk sırtımızı döndüğümüzde daha 17’ydik.

Dışlanmamızı mazur gördük ve hayallerimizi denetim altında şehit ettik.

Kim ne derse uyduk, sudan fazla şekil alabiliyorduk.

Kurallı kuralsız terbiye edildiğimizi sanıyorken duygusuz,

Dirsek boynumuza bastırırken haliyle alaycı ve vurdum duymazdık…

 

-SEMRA ŞENOL

 

Müzmin Bekar, Hasta Olmaktan Korktuğu İçin Eldivenlerini Çıkartmayan Türk Yazar Kimdir?

Müzmin Bekar, Hasta Olmaktan Korktuğu İçin Eldivenlerini Çıkartmayan Türk Yazar Kimdir?

Türk edebiyatının 19. yüzyıl ve 20. yüzyıl başlarını yalın diliyle anlatan, sokağı edibiyata taşıyan yazar Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın ilginç ve hazin öyküsünü hiç merak ettiniz mi?

Hiç evlenmeyen ve hasta olmaktan ödü kopan Hüseyin Rahmi, 17 Ağustos 1864’de İstanbul’da gözlerini dünyaya açtı. Ne yazık ki dört buçuk yaşındayken verem hastalığına tutulan annesi gözlerinin önünde nefessiz kalarak can teslim ederken yanındaydı.  Annesi hakkında sorular soranlara yaşadığı travmayı şu sözlerle açıklıyor;

“Validem okur yazar bir kadındı. Beni dört buçuk yaşında teyzemin terbiye aguşuna bırakarak pek genç iken yirmi ikisinde hayata veda etti. Söz valideme intikal edince kalemimi tutamam, ağlamadan duramam. Çünkü kendisine pek düşkündüm. Kucağından hiç inmezdim. Çocukluğumda bütün ateşleriyle zihnime intiba etmiş birkaç levha vardır ki tahatturu beynimi daima yakar. O zaman ne olduğunu bilmediğim, itiraf lâzım gelirse hâlâ öğrenemediğim hayatın acılığı masum yanaklarımı pek insafsızca şamarlamıştı. Sızısı hâlâ gitmiyor…” 

Annesinin vefatından sonra Girit’teki babasının yanına gönderilen yazar burada ilkokula başlar.  Hüseyin Rahmi henüz altı yaşında iken babasının yeniden evlenmesi üzerine anneannesinin yanına taşınmak zorunda kalır.  Artık ne annesi ne de babası yanındadır, tek edilmiş bir çocukluk geçirecektir.

Büyük annesi ve teyzeleriyle yaşayan yazar çocukluğunun ilk dönemlerinde ele avuca sığmayan bir mizaca sahipken giderek içine kapanarak etrafındaki kişilerle arasına bir sınır çizmiştir.  Baba figürü olmadan kadınlar arasında yaşamaktan dolayı kadınlara özgü bir takım alışkanlıklar kazandığı söylenirken, örgü örmeyi sevdiği bilinmektedir.

Yemek yapmayı, örgü örmeyi, nakış işlemeyi, müziği ve estetiği derinden bir sevgiyle seven yazar, romanlarında işlediği kadın karakterlerinin iç dünyasını bu sayede gerçekçi anlatabildiği düşünülür.  Uzun bir süre önce müzeye dönüştürülen Heybeliada’da ki evinde sergilenen el işleri yazarın sıkıntısını atmak, yalnızlığını unutturmak için edindiği bir alışkanlığın eseri olarak sergileniyor.

Dönemin edebiyat çevresinden, toplumdan saklanarak inzivaya çekilmiş bir yaşam sürmeyi tercih eden Hüseyin  Rahmi Gürpınar, Heybeliada’da tepeye yaptırdığı evde yaşadı.  Kendisi gibi hiç evlenmeyen Miralay Hulûsi Bey ona eşlik ederken, hiç evlenmemesi hakkındaki soruları hep geçiştirdi.  Revik Ahmet Sevengil’in sorusuna ise baştan savma bir cevap verdi.

“Yattığım odada başka nefes istemem, sinirlenirim; bunun içindir ki misafirlikte de kalamam, diye cevap verdi.”

Romanlarında sokak insanını ve toplumu anlatırken korkusuzdu, ahlak kurallarını çiğneyen bencil karakterler yaratırken günümüz insanını en açık haliyle eleştirip incelemeyi seçerdi.  Bunun kanıtı olan “Ben Deli Miyim?” romanı tefrik edildiği dönemde tepki çekmiş ve yargılanmasına sebebiyet vermiştir.

İstanbul’un renkli, kenar mahalle insanlarını romanlarına seçen Hüseyin Rahmi Gürpınar eserlerinde aile sorunlarını, mahalle kavgalarını, toplumsal ve töresel yaşantısını mizahi gözlemci bir üslupla açıklar.  Romanları hem acıklı hem de komik enstantanelerle doludur.

Refik Ahmet Sevengil yazdığı kitabında Hüseyin Rahmi Gürpınar’ı şu sözleriyle tanımlıyor.

“Çocukluğu eski İstanbul hanımları arasında geçmiş; aradaki yarım asırdan hayli fazla olan zamana rağmen o hayatın tesirlerini jestlerinde kuvvetle muhafaza ediyor; gün görmüş, anâneye sadık, kibar bir İstanbul hanımefendisi gibi ekseriya ellerini ya dizlerinin üstünde, ya göğsünün üstünde kavuşturarak oturur; gülerken parmakları birbirine bitişip güzel bir siper haline gelen bir eli ile ağzını örter; kahkahaları küçük, sessiz ve kibardır; dudaklarında sönen gülümsemesi bir müddet de gözlerinde devam eder… Gayet iyi tentene örer, yastık işler, beyaz işi yapar…”

Halit Ziya Uşaklıgil, kalemdaşı Hüseyin Rahmi’yi severdik ama uzaktan derken şu sözlerle açıklama yapmıştır.

 “Hüseyin Rahmi yanına eldiven almadan asla sokağa çıkmazdı. Sokakta el sıkmasını sevmez, evdeki kapıları entarisinin eteği ile tutarak açardı. Belki de hayatında hiç evlenmemesinin sebebi bu idi.” 

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın kaleme aldığı Gülyabani, Ertem Eğilmez tarafından “Süt Kardeşler” ismiyle beyaz perdeye uyarlanmıştır.  Mürebbiye, Ben Deli Miyim?, Şık, Şıpsevdi, Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç, İffet,  Billur Kalp gibi bir çok eseri bulunmaktadır.

Bir süre Kütahya milletvekilliği yapan yazar münzevi bir yaşam sürdüğü Heybeliada’daki evinde 8 Mart 1944’de gözlerini kapatmıştır….

 

Yaramız da Kalmasın!

Yaramız da Kalmasın!

Kelimeler kaçacak yer arıyor ruh-u revanım. Sar sar bitmeyen yaralardan çıkıp gelemiyorum sana.

Köz düştü gönlüme, yar dedim bu nasıl hasret.

Nasıl ölünür, nasıl girilir bu kederle kara toprağa.

Mavzer misali yutkunmalarım, sinemden aşağısını paramparça kan gölüne dönüştürüyor.  Bıçak dayanan gırtlağımdan ancak bir ‘ah’ çıkıyor.  Diyorum ki, öleyim dizlerinde!

Hatırlıyorum ruh-u revanım.  Dizlerin şimdi buzdur, soluk teninde güneş oynamaz.  Morarmış dudaklarından çıkmıştır can nefesi.

Morgun karanlık soğuğuna yatırmışlardır, göremem daha seni.

Küçük ellerin bir daha tutmaz papatyaları,  ağlamaklı ağlamaklı bakmazsın gözlerime.

Başımı nerelere vursam, ah nasıl yansam!

Köz düştü gönlüme, yaban eller işitir mi feryadımı?

Sessiz sessiz ağlayacak bir köşeye sinsem, ensemde bitiverse kokun.  Yaramdan öpsen, kalmasa bu yara ölüme.  Düşman etsen yine kahpe hayata, izini sıcağını çekmeden üstümden alıversen yanına.

Hükmen galip sevişmelerimizi yaramın üstüne denk getirerek sarılsam sana, içine sinen kış soğuğunu alsam alnından.

Ahirete saklanacaksın da unutacak mısın dünyayı, kime yaslanacak omuzların!

-SEMRA ŞENOL

Ağacın Altında Ölü Bulunan Kimsesiz Adamın Cebinden 2.5 Lira Çıktı!

Ağacın Altında Ölü Bulunan Kimsesiz Adamın Cebinden 2.5 Lira Çıktı!

Bir süredir boş arazide yaşayan kimliği belirsiz adam, bu sabah saatlerinde ağacın altına serdiği yatakta ölü halde bulundu.  Ölüm sebebi henüz belirlenemeyen adamın cebinden sadece 2,5 lira ve çakmak çıktı.

Yürekleri sızlatan haber bu sabah saatlerinde Antalya’dan geldi . Muratpaşa ilçesi  Gebizli mahallesi 1123 sokakta da saat 20:00 sularında meydana gelen olay, çevredekilerin sakinlerin ihbarıyla ortaya çıktı.  Bir kişinin boş arazide ağacın altına serdiği battaniyenin üstünde hareketsiz yattığını polislere bildirdiler.

Olay yerine polis ekipleriyle birlikte gelen sağlık ekiplerinin yaptığı ilk kontrolde adamın öldüğü belirlendi.  Üst aramasında kimliği çıkmayan adamın cebinde sadece 2,5 lira ve çakmağa rastlandı.

Kimliği belirsiz ceset otopsi yapılarak ölüm nedenin belirlenmesi ve kimliğinin tespiti için Antalya Tıp Kurumu’nun morguna kaldırıldı…