Seküler, Sekülerizm/Sekülarizm Tanımları Nedir?

Kelime Kökeni: Fransızca

1- Sıfat olarak kullanıldığında yüzyılda bir olan, yüzyıllık anlamlarına gelmektedir.

2- Dinden bağımsız bir yaşam, dünyacılık görüşü, laik yaşama uygun düşen anlamlarında kullanılır.

Sekülarist: Felsefe anlayışı içinde dünyacılık yanlısı olarak tanımlanan kelime TDK tarafından dünyacı karşılığını almaktadır.  Dinlerin baskısı ve kuralları olmadan dünya işlerine odaklı olmak manasına gelmektedir.

Sekülarizm / Sekülerizm Nedir? 

Din ve ruhani meseleleri düşünmeden, ahiret inancına takılmadan dünyaya odaklanarak yaşamayı ifade eden kelimelerdir.  Geniş bir anlam taşıyan terimin içinde birçok akım barınırken, odak noktası din ögeleri ve dini merkezlere bağlı kalmadan siyasi, hukuki ve sosyal olarak ayıran bir terim olarak kullanılır. Dünya işlerini, nesnel olanı göz önünde bulundurarak dünyevi olacak şekilde yaşamayı tayin eder.

Sekülerizmin ışık tuttuğu akımlardan birisi Laikliktir, bu iki terim çok sık bir arada kullanılmaktadır.Laiklik dini öğretilerin ve kurumların devlet işleyişine müdahale etmemesi, devletinde dini konulara müdahale etmemesini amaçlar.

Sekülerizm Tanımı Nedir? 

Siyasi amaçlarda dini ve devleti birbirinden ayıran sekülerizm, iki ayrı kurumun birbirinden zıt ve bir arada bulanamayacağını telkin eder.

Felsefi açıdan bakıldığında sekülerizm, devletin nedenselliğe dayalı olarak bilimsel ve somut temellerine dayanan kavram olarak kullanılır.

Toplumsal ve siyasi olarak birçok alanda varlığını hissettiren sekülerizm, felsefe alanıyla birlikte etik hukukun ve hakların doğmasında temel alınan bir akımdır…

Hobbit’lerin atası olduğu düşünülen Homo Floresiensis Nedir?

2003 yılında Endonezya’nın Flores adasında keşfedilen Homo Floresiensis,bilim dünyasını şaşırtmayı başarmıştır. Flores adasındaki bir mağarada yapılan araştırmalar esnasında boyları bir metrelik ortalamaya sahip 9 iskelet, tarih içinde bulunan ilk insan iskeletlerinin en kısası olarak tabir ediliyor.

Tahmini olarak M.Ö. 95.000-13.000 yaşadığı düşünülen bu iskeletlere bulundukları adadan esinlenerek Homo Floresiensis adı verilmiştir. Homo erectus olarak bilinen diğer iskeletlerle karşılaştırıldığında evrimlerin birkaçını kaçırdığını düşünülmektedir.

Homo Floresiensis’lerin aşırı kısa olan boyu bilim adamlarını şaşırtırken, boyları yaklaşık 90 cm ile 1.1 metre civarında. Beyin hacimlerinin ise normal bir insan beyninin üçte biri kadar olduğu tanımlanmıştır.

Bilim adamlarının şaşırtan bir diğer nokta ise 18 bin yıl önce yaşadığı tahmin edilen Homo Floresiensis’in aynı dönemlerde Homo Sapiens’lerle birlikte yaşamasıdır.  Bilim insanlarının yayınladıkları makalelere göre Homo Floresiensis;’in günümüzde yaşayan pigmelerle alakaları olmadığı tamamen yeni bir insan türü olduğunu açıklıyor.

Adada mahsur kalarak yaşamını sürdüren Homo Floresiensis’lerin besin yetersizliği ve çevresel koşullar nedeniyle cüceleşmiş yaşam formaları oluşturduğu, başka türlerde rastlandığı gibi süreç içinde küçülmüş olabileceği düşünülüyor.

Savaş Güvercinleri Nedir?

I. ve II. Dünya savaşı sırasında kullanılan Savaş güvercinleri özel olarak eğitilirdi. Özel olarak eğitim alan güvercinlerin asli görevi mesaj taşımaktı.  Posta güvercini olarak hizmet veren bu güvercinler iletilmek istenen mesajı ilgili cepheye taşıyarak, istenilen askere iletirdi.

Mesajla birlikte donatılan savaş güvercinleri, görevli askere ulaşana kadar savaş meydanlarından asla kaçmazlardı.  Savaşın en kanlı dönemlerinde oldukça etkili olan savaş güvercinlerinin başarı oranı %90’nın üstündeydi.

Öyle ki İngiltere başta olmak üzere bazı ülkeler savaş güvercinlerinin üstüne ödül koyarak, savaş güvercinlerini öldürüp getirene 5 Pound ödül vermiştir.

Savaş güvercinleri cephelerde o kadar başarılı ve etkili olmuştur ki, bazıları ismiyle birlikte meşhur olmuştur.  Kafa Bulan (The Mocker) adındaki savaş güvercini 52 adet mesajı hiç yaralanmadan iletebilmiştir.

I.Dünya savaşı sırasında Cher Ami adlı posta güvercini ilettiği mesaj sayesinde 194 kişinin hayatını kurtarır.  Havalandığı sırada Almanlar tarafından vurulan Cher Ami, düştüğü yerden tekrar uçmaya başlayarak 40 kilometreyi 25 dakika tamamlayarak mesajı iletir.  Vurulduğu esnada bir bacağını ve gözünü kaybeden güvercin tedavi edilerek, kopan bacağının yerine tahtadan bir bacak yapılır. Amerikan piyadelerinin hayatını kurtaran Cher Ami’ye birçok madalya verilmiştir.

Lokman Hekim Efsanesi Nedir? Lokman Hekim Kimdir?

Lokman Hekim Kimdir?

Lokman veya Lokman Hekim, Kur’an’da ve halk efsanelerinde bahsi geçen, bilge sahibi olduğuna inanılan kişi.

Lokman Hekim’in İslam’a göre peygamber olduğuna dair iddialar bulunmakla beraber İslam alimlerinin genel görüşü peygamber olmadığı yönündedir. Kur’an’da Lokman Hekim’den Lokman Suresi’nde bahsedilir. Allah tarafından Lokman’a hikmet verildiği belirtilir. Oğluna verdiği öğütler anlatılır.

Lokman Hekim Efsanesi:

Lokman Hekim, inanışa göre bütün hekimlerin bilgesi, üstâdıdır. Her çiçeğin, her otun şifalarını bilen Lokman, ilaç yapar, dertlere devâ bulurmuş. Tüm dünyayı dolaşmış. Çukurova’ya gelince ovanın bereketine ve güzelliğine hayran kalarak Misis’e yerleşmiş. Çevredeki tüm hastaları iyileştirmiş. Artık hastalığın nasıl bir şey olduğunu unutan Çukurovalılar, ölümsüz hayatın peşine düşmüşler. Kendilerine ölümsüzlüğün ilacını yapmasını istemişler.

Lokman Hekim Çukurova‘nın her yerini dolaşmış, tüm bitkileri incelemiş.Günün birinde gece dolaşmaktan yorulmuş ve  çınar ağacının altında uyuyakalmış. Bir ara bir ses duymuş:

“Ey Lokman, artık araman bitsin, ben ölümsüz hayatın devâsıyım. Bundan böyle insanlara ve hayvanlara ölüm yok”.

Lokman Hekim, sesin geldiği bitkiye doğru yürüyüp koparmış. Bu arada Tanrı, Cebrail’e: “Yetiş Cebrail, Lokman ölümsüzlüğü bulursa bu insanların hâli ne olur?” demiş.

Bunun üzerine Cebrail, pir-i fani kılığında Misis Havraniye tarafına gelmiş. Misis Köprüsü’nün üstünde Lokman Hekimle karşılaşmış. Cebrail: “Selamün aleyküm.” dedikten sonra. Lokman’ın elindeki kitaba bakmak istemiş. Kitabı alıp coşkuyla akan Ceyhan Nehri‘ne atmış. Kitabın ardından Lokman da suya atlamış; ama bulamamış. Yaz gelip sular çekilince, ırmak boyunda aramaya devam etmiş. Sonunda kitabın sadece bir sayfasını, buğday tarlasında bulmuş. Bugünkü tıp biliminin, o günkü sayfadan geliştiğine inanılır. Yörede hâlâ, efsanenin izlerine rastlanılmaktadır. Kitabın bulunduğu arpa tarlasının toprağı kutsal sayılır. Çocuklarının karınları ağrıdığında bu toprağı ısıtıp beze sararak çocuğun karnına koyarlar.

 

Şahmeran Efsanesi Nedir?

Şahmeran, İran-Pers mitolojisinde rastlanan akıllı ve iyicil olarak tanımlanan bellerinden aşağısı yılan, üstü ise insan şeklindeki Maran adı verilen, doğaüstü yaratıkların başında bulunan ve hiç yaşlanmayan, ölünce ruhunun kızına geçtiğine inanılan varlık. Adı, Farsça yılanların şahı anlamına gelen “şah-ı meran”dan gelir. Ancak, Şahmeran’a ilişkin tüm efsanevi kayıtlar ve Şahmeran efsanelerine özgü tüm betimlemelerde varlık dişidir. Şahmeran’ın Akdeniz bölgesinin Tarsus ilçesinde yaşadığına inanılır. Şahmeran’ın Ceyhan ile Misis arasındaki yılan kalede yaşadığı söyleniyorsa da, efsaneye göre Şahmeran bir yeraltı ülkesinde yılanlarıyla birlikte yaşamaktadır. Aynı isimli bir efsane Mardin yöresinde de geçer. Bu yörede Şahmeran bir resimle tasvir edilir ve Şahmeran ustaları tarafından yapılan tablolar evlerin duvarlarını süsler. Şahmeran’la tanışan ilk insanın ismi bazı kaynaklarda Belkıya olarak geçerken, bazı kaynaklarda bu isim Camşab olarak değişmektedir. Kimi kaynaklarda ise Şahmeran’la ilk buluşan kişinin Lokman olduğu düşünülmektedir.

Şahmeran’ın öldürülmesi olayı, her değişik söylencede ortak sondur. Bu ortak sonun, yani Şahmeran’ın öldürülüşünün ana amacı insanın sağlık ve şifa bulmasıdır. Hatta bazı anlatımlarda Hekim’in Şahmeran ile karşılaşması uzun uzun anlatılmakta, şifa veren otların neler olduğu Lokman Hekim‘e Şahmeran tarafından söylenmektedir. Çukurova ve çevre illerde çok yaygın olan Lokman Hekim ve Şahmeran söylencelerinin değişik bir biçimi de İçel’de anlatılır. Hititler zamanında anlatılmakta olan İlluyanka Efsanesi’nde yılana benzeyen bir yaratık olan İlluyanka’nın Fırtına Tanrısı ile olan savaşı anlatılmaktadır. Şahmeran Efsanesi’ne kaynak olabilecek bir diğer mitolojik konu da “Medusa“dır. Yunan mitolojisinde Perseus tarafından başı kesilen Medusa fiziksel olarak aynı yılanlar kraliçesi Şahmeran’a benzemektedir.