Bad-seyr Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça 

– Hızlı, süratli koşan

– Ayağına çabuk, bir yere başkalarından daha hızlı gidip gelen kimse

Cümle içinde kullanımı: “Mektupları vereceğin ulak bâd-seyr olmalı, vaktinden önce yetişmeli.”

Sada Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Sesin bir yere çarparak geri dönmesi, yankı, aksiseda, akis

– Seda, ses, avaz

Cümle içinde kullanımı: “Sabahın ışıkları ufku aydınlatılırken çobanların topladığı sürülerin sadâ’sı köylüyü uyandırır.”

Sadaret Kethudası Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-ad

– Sadrazam vekili, yardımcısı

– Osmanlı devletinde günümüzdeki İçişleri Bakanlığına denk gelen makam

Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı İmparatorluğunda Divan-ı Hümayun kaldırılana dek Sadâret Kethudâsı, sadramın yardımcısı olarak hizmet verirdi.

Sabuh Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Sabahın ilk saatlerinde sağılan süt

– Sabah mahmurluğundan kurtulmak için içilen içki

Cümle içinde kullanımı: “Erken vakitte içtiği sabûh şimdiden zil zurna olmasını sağladı. “

Sababet Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Aşık olma, aşıklık, aşık kişinin durumu

Cümle içinde kullanımı: “Sabâbet olana kızılmaz yavrum, eninde sonunda herkes bir yüreğe tutulur, tutulur da yanar.”

Reşha-feşan Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-reşha, Farsça-feşân

– Damla damla saçan, damla akıtan, çok küçük miktarda akıtan

Cümle içinde kullanımı: “Reşha-feşân akan gözyaşları elime değil yüreğime değdi, burada öldüm ben.”

Revak Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça  

– Önü açık sundurma, çardak

– Evlerde bulunan önü açık üstü kapalı yer

Cümle içinde kullanımı: “Köşkün revâk kısmına koyduğu saksılar renk renk çiçeklerle bezenmiş.”