Leb-i Hadra Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-tamlama

– Ufuk, çevren, göz erimi

Cümle içinde kullanımı: “Leb-i hadrâ ağarırken kanlı gözlerimin feri sönüyordu annem!”

Leb-i Derya Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-tamlama

– Sahil, deniz kenarı, kıyı

– Denizin dudağı

Cümle içinde kullanımı: “Eski köşkümüzün ön cephesi leb-i deryâ manzaraya sahipti. “

Leb-i Canan Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça 

– Sevgilinin dudağı

Cümle içinde kullanımı: “Leb-i cânân’dan duyduğum her müspet sözde öldüm öldüm dirildim. “

Leb-i Aftab Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-tamlama

– Gölge, silüet

– Güneşin dudağı

Cümle içinde kullanımı: “Gece karanlığında arkamdaki ışığa vuran leb-i âftâb ödümü kopardı. “

Leb Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Dudak, şefe

– Kenar, kıyı

Deyim: Leb demeden leblebiyi anlamak, daha söze başlamadan ne diyeceğini anlamak

Cümle içinde kullanımı: “Yüzüme lebime bak ve ne diyeceğimi oku, bundan sonra sana taviz vermeyeceğim. “

Leamet Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Adilik, alçaklık, bayağılık, sıradanlık, denaet, zillet, kötü mizac

Cümle içinde kullanımı: ” Gözü kör olasıca herifin le’âmet huyu yüzünden herkes bize düşman oldu. “

Leali-feşan Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-le’âlî+Farsça-feşân

– İnciler savuran, inciler döken, inciler saçan

Cümle içinde kullanımı: “Sevdiğim denizim, mavi bağrından le’âlî-feşân kollarıma. “

Leali Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-ad

– İnciye özgü, incilere ilişkin, lü’lüler

Cümle içinde kullanımı: “Le’âlî tarzında olan bu taşın sedefe benzemesi de bundan ötürüdür. “

Leal Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-lü’lü

– İnci, inciler

– İstiridye cinsi kavkılı deniz canlılarının içinden çıkan kıymetli taş

Cümle içinde kullanımı: “Babaannemden yadigar kalan bu le’âl benim en değerlim, maddiyattan öte bendeki manevi değeri çoktur. “

Lazib Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-sıfat

– Yapışıcı, yapışkan, yapışan

– Değişmez, sabit olan

– Gerekli, lüzumlu

Cümle içinde kullanımı: ” Bu evin lâzib kuralları bulunmaktadır beyefendi uymakla yükümlüsünüz. “