Kelime Kökeni: Arapça
– Gerekli olma, lüzumlu, vacip
Cümle içinde kullanımı: “Bu kağıtların lezâmet olduğunu söyleseydiniz hemen teminini sağlardım.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Gerekli olma, lüzumlu, vacip
Cümle içinde kullanımı: “Bu kağıtların lezâmet olduğunu söyleseydiniz hemen teminini sağlardım.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Lezzetli olan şeyler, hoşa giden şeyler, zevk duyulan, eğlendirici, tat veren şeyler
Cümle içinde kullanımı: “ Oldu olası lezâ’iz yiyeceklerden ve hoş sohbet lakırdılardan hoşlanmışımdır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yumuşak olma durumu, yumuşaklık, hafiflik
– Ilımlı, mülayemet
Cümle içinde kullanımı: “Bu devirde leyyinet ve saf bir kalp oldukça tehlikelidir dostum. “
Önümde sokaklar, elde sigara,
İnceden bir yağmur, anla despina…
Gecenin koynunda kabuksuz yara,
Kanayıp da durur; anla despina…Şiirle tutuşup meş’um kavgaya
Diz çöktürdün bana gökteki aya.
İblis’i kovdurup atan dünyaya,
Nefsindeki gurur, anla despina…Şimdiden geçmişe bir yol gider mi?
Yüzyıllar buluşup bir an eder mi?
Tetiğe dokunup sıktığın mermi
Kendini de vurur anla Despina…Bahçeye diktiğim beyaz karanfil
Sensiz boynu bükük çaresiz sefil
Yalnızca ağaçlar çiçekler değil
İnsanlar da kurur anla Despina…
Poyraz Karayel dizisinin 41. bölümünde Musa Uzunlar tarafından seslendirilen şiir, Dr. Mehmet Sürübaşı’ya aittir.
Kelime Kökeni: Arapça
– Yumuşak, yavaş olan, mülayim, hafif
– Sert karşıtı, katı karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Takma dişlerimle ancak leyyin, sert olmayan şeyler yiyebiliyorum azizim.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sürüncemede bırakma, ilgilenmeme, umursamama, kulak arkası etme, geriye atma
Cümle içinde kullanımı: “Leyte le’alle ettiğimiz şeyler bir gün karşımıza dağ olup çıkacak.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Arslan, şîr, yürekli, cesur, esed, gazanfer, haydar, kahraman
– Yokluk, fıkdan, gaybubet, ademiyet
Cümle içinde kullanımı: “Leys adamlar verdiği sözün namusunu üstünde taşır, yerine getirmeden ölmez. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Koltuk yastığı, kırlent
Cümle içinde kullanımı: “Minik çiçek desenle leynetler evimizdeki tek eski şeyler ama bir türlü onları atamıyorum, büyükannem eliyle dikmişti. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Turunçgillerden bir ağaç ve bu ağacın suyu ekşi sarı meyvesi
– Limon
Cümle içinde kullanımı: ” İran’dan getirilen leymûn kuruları ülkemizde çok fazla yemeklerde kullanılmıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Geceye özgü, geceyle ilgili, gece olan
– Gece gibi karanlık, gece gibi hüzünlü
– Gece kalınan, yatılı
Cümle içinde kullanımı: “Leylî olduğunda bastıran hüzünlerin ardında saklanıyor, bu aşkın acısını kendime saklıyor.”