Sadaret Kethudası Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-ad

– Sadrazam vekili, yardımcısı

– Osmanlı devletinde günümüzdeki İçişleri Bakanlığına denk gelen makam

Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı İmparatorluğunda Divan-ı Hümayun kaldırılana dek Sadâret Kethudâsı, sadramın yardımcısı olarak hizmet verirdi.

Sabuh Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Sabahın ilk saatlerinde sağılan süt

– Sabah mahmurluğundan kurtulmak için içilen içki

Cümle içinde kullanımı: “Erken vakitte içtiği sabûh şimdiden zil zurna olmasını sağladı. “

Sababet Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Aşık olma, aşıklık, aşık kişinin durumu

Cümle içinde kullanımı: “Sabâbet olana kızılmaz yavrum, eninde sonunda herkes bir yüreğe tutulur, tutulur da yanar.”

Reşha-feşan Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-reşha, Farsça-feşân

– Damla damla saçan, damla akıtan, çok küçük miktarda akıtan

Cümle içinde kullanımı: “Reşha-feşân akan gözyaşları elime değil yüreğime değdi, burada öldüm ben.”

Revak Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça  

– Önü açık sundurma, çardak

– Evlerde bulunan önü açık üstü kapalı yer

Cümle içinde kullanımı: “Köşkün revâk kısmına koyduğu saksılar renk renk çiçeklerle bezenmiş.”

Ladinga Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça 

– Çapraz şekilde göğse takılan fişeklik, palaska

Cümle içinde kullanımı:“Askerlerin göğsüne taktıkları ladingalarda fişek, kasatura ve daha birçok teçhizat bulunuyor.”

Lafk Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

–  Nesneleri birbirine çarptırma, birden fazla nesneyi birbirine vurma

Cümle içinde kullanımı: “Bu iki hergeleyi bana bir verseler kulaklarından tutup kafalarını birbirine lafk ederdim.”

Kütüb-i Mukaddese Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-tamlama

– Kutsal Kitaplar, mukaddes sayılan kitaplar

  • Kur’an-ı Kerim, Tecrat, İncil, Zebur

Cümle içinde kullanımı: “Türk Tarih Kurumu Kütüphanesinde yer alan Kütüb-i mukaddese’ler belirli günlerde halka sergilenmektedir. “