Kelime Kökeni: Ad
– İbrik
– Süs ve ziynet eşyası
– Güzellik, tazelik, parlaklık,
– Adet, yol, tarz, görenek
– Ağustos ayı, yılın sekizinci ayı
Cümle içinde kullanımı: “Âb u tâb ayında gelen bolluk ve bereket köyümüzü şenlendirdi.”
Kelime Kökeni: Ad
– İbrik
– Süs ve ziynet eşyası
– Güzellik, tazelik, parlaklık,
– Adet, yol, tarz, görenek
– Ağustos ayı, yılın sekizinci ayı
Cümle içinde kullanımı: “Âb u tâb ayında gelen bolluk ve bereket köyümüzü şenlendirdi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Su ve toprak, toprak ve denizler
– Dünya, yeryüzü
– Fani olan beden
Cümle içinde kullanımı: “Eyleye dur gönlünü, âb u gil geçici ahiret kalıcı!”
Kelime Kökeni: Ad
– Kısmet, rızk, azık
– Su ve buğday
– Su ve habbe
– Su ve ekmeksu e
Tasavvuf: Bir hırka bir lokma
Cümle içinde kullanımı: “Üç günlük dünyamızda âb u dâne’ye rıza gösterip bir hırka bir lokma ile yaşamanın sırrına nail olalım.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sayran suyu, altın suyu
– Altın renkli şarap, sarı renkteki şarap
– Toz halinde öğütülüp zamk ile suda eritilen ve yaldızlama da kullanılan altın varak
Cümle içinde kullanımı: “Hekimler âb-ı zer içmenin mideye iyi geldiğini söylemişti.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Şarap
Cümle içinde kullanımı: “Âb-ı yâkût getir, kırmızı rengiyle gözlerimi kamaştırıp tadıyla başımı döndürsün.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Akarsu
– Hayat, yaşantı
– Kalpteki refah, ferahlık
Cümle içinde kullanımı: “Ömür dediğin üç gün sürer evladım, önemli olan âb-ı revân sevgilerimizdir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ateş suyu, ateşin suyu
– Kırmızı şarap
– Ruby
Cümle içinde kullanımı: “Kimse bilmez niye berduşum , niye âb-ı nâr’a tutkunum.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Meryem’in namusu
– Dindar kadın
– Temizlik, dürüstlük, doğruluk
– Şarap, mey
Cümle içinde kullanımı: ” Namus ve fazilette âb-ı Meryem gibi ol güzel kızım, dürüstlüğün yolundan vazgeçme.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Cennette bulunduğuna inanılan Kevser suyu, Kevser ırmağı
* Ölümsüzlük suyu, hayat suyu
Cümle içinde kullanımı: “Dilerim âb-ı kevser suyundan içmek nasip olur her ikimize de!”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Bengisu, ab-ı hayat, ebedelik
– İçene ölümsüzlük verdiği söylenen ve eski metinlerde sıkça bahsedilen su
Cümle içinde kullanımı: ” Nice padişah nice hükümdar âb-ı iskenderi bulmaya çalışsa da sonu hep hüsranla bitmiştir.”