Acul Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Aceleci, sabırsız, ivecen, içi dar, tez canlı, acele eden kimse

Cümle içinde kullanımı: “Sabah acûl eden ikindiye kalmadan kaldırır harmanı, tembel olanın aşı pişmez. “

Acizleri Nedir?

Kelime Kökeni: Ad

– ‘Ben’ yerine kullanıla ve alçak gönüllülük ifade bir söz, ben zamiri yerine kullanılır

Cümle içinde kullanımı: ” Acizlerinize bir selam verip bir bardak suyundan içmez misiniz efendim?”

Aciziyyet Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Acizlik, kabiliyetsizlik, beceriksizlik, zayıflık, güçsüzlük

Cümle içinde kullanımı: ” Ruhumdan kopup gelen bu âciziyyet de neyin nesiydi böyle!”

Acizane Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-âciz+Farsça-âne

– Çaresizlikle, çaresiz olarak, hakirane, tevazu ile

– Alçak gönüllülük ifadesi

Cümle içinde kullanımı: ” Acizane benim kanaatime göre beyefendinin hastalığı ruhsal görünüyor. “

Aciz Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-acizane, aceze, acz

– Güçsüzlük, zayıf, iktidarsız, elinden iş gelmez, yetersiz, kuvvetsiz

– Güçsüzlük, beceriksizlik, çaresizlik, yeteneksizlik

– Kudret karşıtı

Cümle içinde kullanımı: ” Ruhumun en aciz taraflarını bu gibi menfur durumlarda daha iyi görüyor ve tanıyordum. ”

 

Aciş Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça 

– Soğuktan üşüme, üşümek işi, üşüme

Cümle içinde kullanımı: “Âciş kuşun titrek kanatları avucumun içinde pır pır etmeye başladı.”

Acir Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-ecr

– Kiralayan, kiraya veren, malını veya eşyasını bir başkasına para karşılığı bir süre verilmesi,

Cümle içinde kullanımı: ” Yazlık konutlarını âcir eden Mahmut beyin görünmeyen bir serveti vardır. “

Aciliyyet Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– İvedi olma, çabuk olma

Cümle içinde kullanımı: “Aciliyyet gerektiren siparişleri ilk olarak hazırlayıp müşterilere gönderin.”

Acilen Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Süresi dolunca, vadesi gelince

– Aceleyle, çabucak, ivedilikle, çabuk, geciktirilmeden, çarçabuk, çabucacık

Cümle içinde kullanımı: “Acilen yaralıları hastaneye sevk etmeli durumu ağır olanları yoğun bakıma almalıyız.”

Acil Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-acele

– Vadeye bağlanmış olan, vadesi geldiğinde yapılacak olan

– İvedisi olan, acele eden, aceleci, ivedi, müstacel, evgin

– Hastanelerin acil servis bölümü

Cümle içinde kullanımı: “Sürekli acil işler gelip durduğu için mevcut işlerimiz yarım kalıyor sürekli.”