Kelime Kökeni: Arapça-irtisam çoğul biçimi
– Resmedilme, resmi çizilme, resmi çizilme
– İz düşümü, izdüşüm, görüntü, görünüş
Cümle içinde kullanımı: “Beyaz kağıda düşen yüzün sanki irtisâmât edilmiyor da nakış gibi işleniyordu. “
Kelime Kökeni: Arapça-irtisam çoğul biçimi
– Resmedilme, resmi çizilme, resmi çizilme
– İz düşümü, izdüşüm, görüntü, görünüş
Cümle içinde kullanımı: “Beyaz kağıda düşen yüzün sanki irtisâmât edilmiyor da nakış gibi işleniyordu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Soya çekim, kalıtım, kalıtımsallık, irsîlik, veraset
Cümle içinde kullanımı: “Tavşan dudakla doğma bizim ailenin irsiyyet özelliklerinden biridir, sülalemizde her üç çocuktan biri öyle doğar. “
Kelime Kökeni: Arapça
– İndirme, indirilme, aşağı düşürme , nüzul ettirme
– Allah’ın buyruğunun peygambere ulaşması, vahi gelme
– Cinsel organdan meni boşalması, bel gelme
Cümle içinde kullanımı: “Son peygamber olan efendimiz Hz.Muhammed’e inzâlât edilen buyruklara uymak, onun yolundan giderek öğretilerine uymak Müslümanların yaşam amacıdır. “
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Milletin yapma gücü
– Kurtuluş hareketinin ilk yayın organı olan gazete
Cümle içinde kullanımı:“Sivas kongresinde İrade-i Milliye gazetesinin çıkarılmasına karar verilmiş bağımsızlık savaşında önemli bir yer tutmuştur. “
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Tanrı buyruğu ve yapma gücü
– Allah’ın emri ve isteği
– Külli irade
Cümle içinde kullanımı: “İrade-i İlahiyye’nin emir ve isteklerine uyarak ibadetlerimizi yerine getirir, günah işlemekten kaçınırsak cennettin kapıları bize de açılacaktır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Seçime ait, intihaba, intihapla alakalı, seçimle ilgili
– Seçmecilik, eklektizm
Cümle içinde kullanımı: “Farklı düşünceleri seçip alarak kendi bilgileriyle birleştirerek yeni bilgiler edinme yoluna intihâbiyye adı verilir.
Kelime Kökeni: Arapça- inhirâf
– Başka bir yöne meyletme, sapma, dönme, eğilme,
– Doğru yoldan ayrılma, sapkınlık
– Açılım, Gök ekvatoru ile bir yıldızın arasındaki uzaklık
Cümle içinde kullanımı: “Allah bizi inhirâfât edenlerin yolundan götürmesin, yanlış kişilerle dostluk kurdurmasın.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Peygamberlerin, Nebilerin imamı Hz. Muhammed
– Son peygamber
Cümle içinde kullanımı: “İslam’ın kurucusu İmamül-enbiya nur saçan yüzü, Kur’an öğretileriyle bizleri doğru yola sevk etmek için son peygamber olarak dünyaya geldi. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Halife, Müslümanların din koruyuculuğunu ve imamlığını yapan Hz. Muhammed’in vekili
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı hanedanlığı müslümanları koruma altına alarak İmamü’l-müslimîn görevini üstlenmiş, din kardeşlerini kanatları altında toplamaya gayret göstermiştir. “
Kelime Kökeni: Arapça-bağlaç
– Bununla birlikte, yine de, gel gelelim, ne var ki, buna ek olarak
Cümle içinde kullanımı: “Bir kez söndü mü ateş ille velâkin küllerinden yeniden tutuşma gayreti gösterir.”