Kadı Zindanı Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Şer’î mahkemelerinin bünyesinde bulunan ceza evi, mapushane

Cümle içinde kullanımı: “Halkın içinde anlaşmazlık çıkaran, hırsızlık eden ve etrafa zarar verenler kadı zindânlarına atılırdı. “

Kafile-gah Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-kâfile+Farsça-gâh

– Kafilenin konakladığı yer, mekan

Cümle içinde kullanımı:” Uzun yolculukları göze alan kervanlar geceleri kafile-gâh‘larda geçirerek sabah yola dökülürdü.”

Kademat Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-kademe

– Merdiven ayağı, basamak

– Derece, aşama, kerte, evre, sıra

Cümle içinde kullanımı: “Edebiyat dünyasında yer edinebilmek, hatırı sayılır bir üne sahip olmak için kademât kademât ilerlemek gerekir. “

Kadehkar Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-kadeh+Farsça-kâr

– Sakî, içki dağıtan, kadehle içki sunan (kimse)

Cümle içinde kullanımı:” Doldur bee kadehkâr, ciğerimin yangınını anca bu kör olasıca söndürüyor!”

Kadeh-keş Nedir?

Kelime Köken: Arapça-kadeh+Farsça-keş

– Alkol içen, içki içen, kafayı çeken, sarhoş, esrik, sermest, kafası dumanlı, kafası kıyak

Cümle içinde kullanımı: “Dündar’ın yüzüne bakanlar kadeh-keş biri olup olmadığını iki metre öteden anlar.”

Kabir-gah Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-kabr+Fasça-gâh

– Mezarlık, mezar yeri, mezaristan, kabristan, gömütlük

Cümle içinde kullanımı: ” Annemin mezarı aile kabir-gahın da babamın yanı başındadır. “

Kabiren an kabir Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Büyükten büyüğe (geçerek), mirasın büyük ölünce büyüğe geçmesi

Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı imparatorluğunda taht kâbiren an kâbire geçerek, babadan en büyük oğula padişahlık hakkı verilmiştir. “

Kabili Kıyas Değil Nedir?

Deyim

Kabil-i kıyas: Kıyaslanabilir, karşılaştırılabilir

– Bir olayın, durumun veya eylemin başka bir olay ve eylemle kıyaslanması veya kıyaslanmasının imkansız olması

Cümle içinde kullanımı: “İkinizin arasında geçen kavgayla geçen gün mahallede cereyan ede tartışmanın kabili kıyas değildir.”

Kabazat Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– İvedilik, acelecilik, ivecenlik

Cümle içinde kullanımı: “Ankara’dn gelir gelmez ayağının tozuyla Konya’ya kabâzat bir şekilde gitti. “

Kabayih Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Yakışıksız, uygunsuz, münasebetsiz, çirkin şeyler, kötü davranışlar, kusurlar, suçlar, kabahatler

Cümle içinde kullanımı: ” Zalim olanların kabâyih davranışları sayesinde dünya bu kadar kötü  bir yer haline geldi.”