Kelime Kökeni: Farsça
– Hisse
– Pay
– Nasip
– Düşerge
– Tutam
– Tutam
Cümle içinde kullanımı: ” Paylaşılacak olan behre ancak hak sahipleri arasında ayrım gözetmeksizin eşitçe verilmelidir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Hisse
– Pay
– Nasip
– Düşerge
– Tutam
– Tutam
Cümle içinde kullanımı: ” Paylaşılacak olan behre ancak hak sahipleri arasında ayrım gözetmeksizin eşitçe verilmelidir.”
– Bir konu hakkında ufak tefek çıkar karşılığı susmasını sağlamak.
– Aşağılık birini, küçük bir çıkar karşılığında susturmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Ya şunun ağzına bir kemik atta sussun duymak istemiyorum çenesini.”
– Ağzını Aramak.
– Belli bir konu hakkında bilgi almak için karşındakiyle konuşup bilgi almaya çalışmak.
– Öğrenmek istediği şeyi doğrudan sormayarak dolaylı yollardan öğrenmeye çalışmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Her dakika ağzına bir ip ölçmeye çalışıp duruyor.”
– Karşı bir dönüt vermesini engellemek.
– Cevap vermesine olanak vermeden zorla.
Cümle içinde kullanımı: ” Ağzına basa basa söylüyorum bir daha bana karşı gelme.”
– Güzel ve kusuruz bir şekilde konuşarak karşısındakini kendini dinletmek.
– Konuşma yaparken dinleyenleri kendine hayran etmek.
– Konuşurken herkesin ne söyleyeceğini dört gözle beklemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Geçen gittiğimiz sunumdaki adam nasıl herkese ağzını baktırdı öyle.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Kırmızı yakut
– İpek kumaş
– Allık
– Kadınların yanaklarına sürdüğü al boya
Cümle içinde kullanımı: “Behrâmen sürmüş yanakları gül bahçesi gibi açmıştı oysaki.”
– Karşısındaki kişiyi sıkılmadan seve seve ve dikkatlice dinlemek.
– Birinin ne diyeceğine beklemek.
– Birinin söylediği şeye göre hareket etmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Öğretmenlerinin ağzına bakıyordular ne derse desin istisnasız dinliyordular.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Leylak çiçeği
– Güzel kokan bir tür söğüt ağacı
– Zeytingillerden hoş kokulu ağa.
Cümle içinde kullanımı: “Behrâmec kokuları içerisinde bana geleceğin günü gözlüyorum, şu yolları beni düşünerek bitir…”
– Çok fazla iyi konuşan; her şeyin sorunsuz ilerleyeceğine olumlu sonuçlarla sonuçlanacağını ballandıra ballandıra anlatmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Onlayken mutsuz olmak mümkün mü? Ağzına bakan yokluk görmez yemin olsun.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Temkinli
– Tedbirli
– Kavrayışlı
– Anlayışlı
– Davranışları ölçülü olan
– Müdebbir
Cümle içinde kullanımı: “Behmen davranışlar sergilemeye alışkın biri için ani telaşların ne anlam ifade ettiğini bilmiyorsun.”