– Bahsedilen kişiyi saygı, hürmetle anmak.
– Bahsi geçen kişi hakkında konuşurken iyi ve güzel şekilde konuşmak.
Cümle içinde kullanımı: ” O geçirdiğin ismi ağzına aptesle al bundan sonra yoksa fena olay çıkar.”
– Bahsedilen kişiyi saygı, hürmetle anmak.
– Bahsi geçen kişi hakkında konuşurken iyi ve güzel şekilde konuşmak.
Cümle içinde kullanımı: ” O geçirdiğin ismi ağzına aptesle al bundan sonra yoksa fena olay çıkar.”
– Birinin eğimini desteklemek, destekte bulunmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Onun söylediği her şeye her kelimeye ağzına ağız vererek katıldı.”
– Bana dokunan uygunsuz bir işi yaptı ama onu da gereği gibi yapamadı.
Cümle içinde kullanımı: “Ağzımı Yaktığına Göre Aş Olsa, Başımı Yardığına Göre Taş Olsa keşke .”
– Güzel, mükemmel, inandırıcı söz söyleme yeteneği olan.
– Karşısındakine kendini inandırmada becerikli kimse.
– Kolay ve akıcı konuşma yeteneğine sahip olan kişi.
Cümle içinde kullanımı: ” Ağzı laf yapmada o kadar iyiydi ki karşısındakini iki üç lafıyla kandırabilirdi. “
– Çok sevinmek, mutlu olmak.
– Sevindiği her halinden belli olan kişi.
Cümle içinde kullanımı: “Sınavın sonuçlarını gördüğü anda ağzı kulaklarına varmıştı resmen.”
– Öğrendiği veya duyduğu şeyleri iyi bilen, karşısındakine eksiksiz aktarmakta güçlük çekmeyen kimse.
Cümle içinde kullanımı: ” Ağzı kulağına yakın olan bir insan arkadaş olmayı çok isterdim ama ne yaparsın hayat beni öyle birisi yapmış.”
-Oruçlu, oruç tutan kimse.
– Sır tutan.
– Konuşamayacak hale getirilen.
– Dudakları beyaz (at)
Cümle içinde kullanımı: ” Ben var ya bu ağzı kilitli atı çok severim.”
– Kara haber vermekten başka bir şey yapmayan kimse.
– Şom ağızlı.
– Bir yerde olan durumu görmesini veya duymasını istenmeyen kişi veya kişiler.
Cümle içinde kullanımı:” Sen ne ağzı kara ne şom ağızlı biri oldun çıktın başımıza bir kerede iyi bir şey söyle artık.”
– Bir birinden anlamsız, saçma sapan cümlelerle çok ve boş konuşan kimse.
– Anlamlı veya anlamsız durmadan çenesini yoran kişi.
– Boşboğaz.
Cümle içinde kullanımı:” O kadar çok başım ağrımıştı ki bu ne ağzı kalabalığı.”
– Sır saklayamayan, tutamayan.
– Ağzında bakla ıslanmayan.
Cümle içinde kullanımı:” Bu ne ağzı gevşeklik böyle ne söylesek 2 dakika sonra tüm çevre öğrenmiş olmaz böyle gençler madem bu kadar gevşeksiniz sizi bir gerelim isterseniz.”