– Kendisini ya da ailesini tanıdığı bir kimselerle, bu ilişkiyi belirterek konuşmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu çocuk herkesin bildiği çıkmıştı umarım bu işin sonunda üzülmem.”
– Kendisini ya da ailesini tanıdığı bir kimselerle, bu ilişkiyi belirterek konuşmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu çocuk herkesin bildiği çıkmıştı umarım bu işin sonunda üzülmem.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-ihtiyâr
– Kendiliğinden
– Elinde olmayarak
– İradesi dışında
– Bizatihi
– Kendi kendine
– Özünden
Cümle içinde kullanımı: “Bî-ihtiyâr davranışlarının arkasında büyük acılar saklayan doğası üzgün bir gençti.”
– Bilirim dediği bazı konulardan çok bilmediği, yanlış bildiği konular bulunmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Valla sana pek inanasım gelmiyor artık çünkü bildiğin yanıldığına yetmiyordu.”
– Ona söylenmiş olan öğütleri dinlemeden kendi koymuş olduğu tutumları sürdürmek, devam ettirmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bildiğini yapa yapa beni o kadar zor duruma soktun ki anlatamam sana.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-idrâk
– Boş kafa
– Bilinçsiz
– Bilinci olmayan
– Bilgisiz
Cümle içinde kullanımı: “Bî-idrâk olanlara dert anlatmaya dilimdeki tüy yetmiyor.”
– Herkes ne söylerlerse söylesinler, istediği gibi davranışlar sergilemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bildiğini okuyan sen ceremeni, arkanı toplayan ben.”
– Hiçbir duruma aldırış göstermeksizin doğru saydığı davranışları devam göstermek.
Cümle içinde kullanımı: ” Valla sen bildiğimden şaşmamda büyük bir rol sahibisin.”
– Biçime sokmak.
– İyi bir biçim haline getirmek, uygun biçimli bir durumda olmasını sağlamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Biçim vermek adına onca şey yapmıştım ama bir sonuç elde edememiştim.”
– Tam fırsatını bulmak.
– En uygun zamanlamada fırsatını gözetip en iyi durumunu yakalamak.
– Punduna getirmek.
– Presesine getirmek.
– Usturubuna getirmek.
– Dengine getirmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Valla öyle bir fırsat bulmuştun ki biçimine getirmek için bu fırsat kaçmazdı.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Soylu kimse
– Soylu
– Behzad ismi
– Asil
– Necip
Kelime Kökeni: “Bih-zâd kökenine sahip birini ulu orta rezil rüsva etmeye cüret edemezsin.”