– Yalan konuşmakta, kötü bir davranışta ağız birliği yapmak.
– Bir sorunda, olayda sözleşmiş gibi ağız birliği etmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Sanki birbirinin ağzına tükürmüşler gibi öyle bir ağız birliği yapmışlardı.”
– Yalan konuşmakta, kötü bir davranışta ağız birliği yapmak.
– Bir sorunda, olayda sözleşmiş gibi ağız birliği etmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Sanki birbirinin ağzına tükürmüşler gibi öyle bir ağız birliği yapmışlardı.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-kayd
– Kayıtsız
– Tasasız
– Gailesiz
– Dertsiz
– Dinç
– Lakayıt
Cümle içinde kullanımı: “Bî-kayd gönüllere bizden selamlar olsun, onlar ki omuzları gevşemiş huzur dolu insanlardır.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-karâr
– Dengesiz
– Kararsız
– Tereddütlü
– Mütereddit
Cümle içinde kullanımı: “Bî-karâr davranışlar sergileyen kişiler yüzünden dava orta da kaldı bir türlü sonuçlandı.”
– Bir aralık.
– Kısa bir süre.
– Geçmişte bir zaman.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir ara senle bir muhabbet etmiştik.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Başıboş
– Bekar
– İşsiz
– Serbest bırakılmış
– Bağlanmamış
Cümle içinde kullanımı: “İnsan ilişkileri arasında nitelikli olanlarla birlikte bî-kâr sayılanlar da vardır. “
– Öyle gösterişli ki herkes edinmek istiyor. Ama alanda da aldıktan sonra bir işe yaramadığını fark ediyor.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu malı bir alan pişman, bir de almayan kaçırma bu indirimi gel al.”
– Hepsi seslerini, sözlerini bir tutarak, hep birden.
– Beraberce.
– Hep birden.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir ağızdan konuşmaya başlamışlardı bizimkiler öyle çok gürültü olmuştu.”
– Eşyam, güç beğenirliğim yok. Tek başımayım. Basit bir yaşayışa kanaat ederim. Başkalarının beğenmeyişlerinin olduğu mekanda gönül rahatlığı ile kalırım.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir abam var atarım, nerde olsa yatarım ben bu hayatta böyleyim.”
– Çok fazla pişmanlık sahibi olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Onu affettiğime bin pişman olmuştum bu yaptıklarından sonra.”
– Pek çok.
– Kıyaslanmayacak bir ölçüde.
Cümle içinde kullanımı: ” Senden bin kat iyiydim bunu sende biliyorsun daha fazla konuşma yani.”