Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-kıyâs
– Ölçüye gelmez
– Ölçüsüz
– Denk gelmeyen
– Ölçülü olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Bî-kıyâs götürmeyen ilişkilerde bedenler ruhtan yoksundur, sahte tebessüme gizlidir sevgiler.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-kıyâs
– Ölçüye gelmez
– Ölçüsüz
– Denk gelmeyen
– Ölçülü olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Bî-kıyâs götürmeyen ilişkilerde bedenler ruhtan yoksundur, sahte tebessüme gizlidir sevgiler.”
– Yolunda olan bir işi, yanlış davranışıyla kötü bir durum içine sokmak.
– İyi giden bir durumu yanlış davranışlarla bozmak, olumsuz bir gidişe sokmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir çuval inciri berbat etmeyi nasıl beceriyorsun her seferinde anlamış değilim gerçekten.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Kimsesiz olarak
– Zavallı bir biçimde
– Sahipsiz biçimde
Cümle içinde kullanımı: “Bu gün posta günü ama biliyorum ki bî-kesâne olanın kapısı asla çalmaz.”
– Ele alır almaz, bir davranışta yapıp bitirmek.
– Bir seferde.
– Ara vermeden.
– O anda.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir çırpıda bitirmişti tüm işi şimdi sıra diğer mühim işlerdeydi.”
– Bir iki söz.
Cümle içinde kullanımı: ” Sana bir çift sözüm olacak kalbime büyük bir acı bıraktın şimdi de git şimdi buradan.”
Kelime Kökeni: Farsça-çoğul biçimi bî-kesân
– Kimsesiz
– Zavallı
– Sahipsiz
– Issız
– Koruyucusu olmayan kimse
Cümle içinde kullanımı: “Evlerimiz darmadağındı, anadan ayrı babadan yoksun bî-kes kalmıştık işte!”
– Bir tane yetişti.
– Ama eşi bulunmayan bir tane.
Cümle içinde kullanımı: ” Valla öyle bir şey almıştım ki resmen bir çıktı pir çıktı.”
– Bir kimseden pek az da olsa aşağı kalmama, onunla aynı düzeyde bulunma çabası içinde olmak.
– Bütünüyle denk olan.
Cümle içinde kullanımı: ” Her zaman ön saflarda yer alırdı bir çekirdek geri kalmazdı.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Uçsuz bucaksız
– Sonsuz
– Sonu olmayan
– Ebedi
– Sonu görülmeyen
Cümle içinde kullanımı: “Neyler sustuğunda gökler bilecek şahit olacak bî-kerân sessizliğimize.”
– Bir işi yapmak adına çok sıkıştırmak, sıkıntı vererek zorlamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bir burnuna tuz, bir burnuna biber koyarak beni bir şeylere zorlayamazsın.”