Kelime Kökeni: Arapça
– Himmetler, gayretler, çalışmalar, emekler
Cümle içinde kullanımı: “Allah tüm bu himemâtını görüyor yavrucuğum mükafatını elbet bir gün alacaksın. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Himmetler, gayretler, çalışmalar, emekler
Cümle içinde kullanımı: “Allah tüm bu himemâtını görüyor yavrucuğum mükafatını elbet bir gün alacaksın. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Her yılın 6 Mayıs gününe denk gelen ve Hızır ile İlyas’ın bir araya geldiğine inanılarak kutlanan bayram
– Hıdrellez
– Rumi takvime göre Nisan ayının 23. günü
Cümle içinde kullanımı: “Hızırilyâs Anadolu, Orta Asya ve Ortadoğu’da kutlanan, mevsime özel bayramlardan biridir. “
– Hafiflik, hiffet, ağır olmama durumu
– Hoppalık, hoppaca davranışlar
– Hasta olan kişinin üzüntüsünü gidermek için yapılan davranış veya söylenen sözler
Cümle içinde kullanımı: “Mahallenin diline yeynilik yaptığı için düştü, kimse kabahati başkasında aramasın.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yeynilik, basitlik, davranışlarda hafiflik, sadelik, hafif olma durumu
– Ağırlık karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Tüy kadar narin, bir yaprak kadar hıffet olan beyaz elini alnıma kondurdu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Bir konu yada şey hakkında edinilmiş bilgi ve tecrübe, deneyim
Cümle içinde kullanımı: “Hayat boyunca azmederek göstereceğin sabır sonunda uzmalaşak, hıbret sahibi birine dönüşeceksin. “
Kelime Kökeni: Farsça-hem+Arapça-meşreb
– Kafadar, huyu suyu bir, aynı meşrepte olan, kafa dengi, kafadaş
Cümle içinde kullanımı:“Hem-meşreb arkadaşlar edindiğinde can sıkıntı nedir bilmeyeceksin o yüzden okulunu sevmeye başlamanı öneririm.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– İçki arkadaşı, kaseleri bir olan, kadeh arkadaşı, çanak arkadaşı
Cümle içinde kullanımı: “Ne yer ne içer bilmem, meyhaneden ahbaplık yaptığım hem-kâse olduğum bir zattır sadece.”
Kelime Kökenli: Farsça-sıfat
– Sarmaş dolaş, kucak kucağa, kulamış biçimde, birbirine sarılıp kucaklaşma
Cümle içinde kullanımı: “Unutulur mu, hem-âgûş olduğumuz mutluluk dolu anlar. İnsan kalbi sevdiğini bir çırpıda yok sayar mı?”
Kelime Kökeni: Farsça
– Uygun, denk, mütenasip, nitelik yönünden eşit
Cümle içinde kullanımı: “Korkudan uyanıp özlemle bir olan hem-âheng hislerin tesiriyle titriyordum. “
Kelime Kökeni: Farsça-heft+ahter
– Yedi seyyare, yedi gezegen, yedi planet
(Utarit, Zühre, Merih, Müşteri, Zuhal, Güneş, Ay)
Cümle içinde kullanımı: “Astronomiyle ilgilenen ulemalar mektepte heft-ahter ile ilgili araştırmalar yaparlardı. “