Kelime Kökeni: Arapça
– Bağlanma, katılma, iltihak, bitişmek
Cümle içinde kullanımı: “Bu yavrucak iyiden iyiye evimize lizâk etti onu nasıl bırakabiliriz ki?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Bağlanma, katılma, iltihak, bitişmek
Cümle içinde kullanımı: “Bu yavrucak iyiden iyiye evimize lizâk etti onu nasıl bırakabiliriz ki?”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Bunun için, bundan dolayı, bundan ötürü
Cümle içinde kullanımı: ” Efendim li-zâlike yarından itibaren tüm eşyalarınızı toplayarak ayrılmanız gerekmektedir. “
Kelime Kökeni: Arapça-liyâkat+Farsça-mend, liyâkatmendân çoğul biçimi
– Liyakatli, değerli, erdemli, faziletli, marifetli, hünerli
Cümle içinde kullanımı: “Övmek istemem lakin liyâkatmend bir insan olduğunuz her halinizden belli. ”
–
Kelime Kökeni: Arapça
– Yaraşma, değerli olma, yararlık, değim, yeterlilik, yararlılık,
– Güç, iktidar, fazilet, marifet, hüner, erdem
Cümle içinde kullanımı: “Köprü yapımında eli işe yatkın, liyâkat sahibi ustaları toplamak gerek.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Aldatıcı, yaltaklanan, şaka yapmayı seven, dolandırıcı
Cümle içinde kullanımı: “Senin ahbap böyle lîve bir adam olduktan sonra asla aç kalmaz. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sığınma, korunma, iltica etme
– Birbirinin arkasına gizlenme, birinin himayesine girme, saklanma
Cümle içinde kullanımı: “Almanya’ya giderek livâz talebinde bulunduğunu duydum, artık ülkeye dönmez. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Hz. Muhammed ümmetinin mahşer gününde altında toplanacakları bayrak, makam-ı Ahmedî
Cümle içinde kullanımı: “Mahşer günü gelip çattığında Livâü’i-hamd altında toplanacak İslam’ın ışığını takip edecek.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Hz. Muhammed’in bayrağı
Cümle içinde kullanımı: ” Rabbim Livâ-yı sa’âdet altında toplanmayı nasip etsin bizlere inşallah. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Bayrak, alem
– Yerel yönetimde kaza ile vilayet arasında kalan bir derece, sancak, mutasarrıflık.
– Tuğgeneral, mirliva
– Tugay
Cümle içinde kullanımı: “Konya ve livalarındaki halkın birleşmesi kurtuluş savaşının lehine olmuştur.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Isı ve ışık yayan büyük gök cismi, güneş, şems
Cümle içindeki kullanımı: “Lîv tüm gezegenlerin çevresinde döndüğü büyük bir merkezdir. “