Kategori arşivi: Osmanlıca Türkçe Sözlük

Acı Nedir?

Kelime Kökeni: Sıfat ve Ad

– Tatlı olmayan, tatlı karşıtı, telh, dilde kalan yakıcı duygu

– Istırap, elem, dert, keder, rahatsızlık

– İncitici, kırıcı

– Şiddetli, keskin, yıkıcı, üzücü, korkunç

– Koyu renk

– Keskin, sert

Cümle içinde kullanımı: ” O zor günlerde ağzımda acı ve nahoş bir tat bıraktığı için hatırlamak bile istemem.”

Aceze Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-âciz çoğul biçimi

– Acizler, düşkünler, zavallı kimseler

– Gücü bir şeye yetmeyen hayatını idame ettiremeyen güçsüz kimseler

Cümle içinde kullanımı: ” Biz ne kadar kabul etmek istesek de ülkemiz de aceze olduğu sürece asla iyi yetişmiş bir kültüee sahip olamayacağız. “

Acemi Ocağı Nedir?

Kelime Kökeni: Ad

– Osmanlı ordusunda kapıkulu askeri, eri yetiştirmek için açılmış olan okul

Cümle içinde kullanımı: “Acemi ocağına seçilen erkekler kısa bir eğitimin ardından kapıkulu eri olarak orduya katılırdı.”

Darüssaade ağası Nedir?

Osmanlı sarayında Darüssaade ağası haremden sorumlu üst düzey görevlilerdir.  Bir diğer adı Kızlar ağası olan bu görevliler Osmanlı Devletinde padişah ve sadrazamdan sonra gelen en yüksek üçüncü mertebede yer alırlardı.  Hadım edilmiş siyah ırktan zenci erkek köleler arasından seçilirlerdi ve padişahın huzuruna rahatlıkla çıkma yetkisine sahiptiler. Padişahın huzuruna çıktıklarında yakalarına taktıkları samur kürklerden kolaylık ayırt edilebilirlerdi.

Baltacılar olarak adlandırılan sarayın güvenliğini sağlayan görevlilerin kumandanlığını yapmaktaydılar. Padişah ve Valide Sultan, Padişah ve Sadrazam arasındaki haberleşmeyi üstlenirlerdi.  Darüssaade ağası ayrıca hareme yeni gelen cariyelerin alımı, haremdeki sünnet düğünü, nikah ve diğer törenleri düzenlemekle yükümlüydü.  Hareme giren hadım edilmiş zenci köleler en düşük rütbe ile görevlendirilerek sırasıyla acemi ağası, nöbet kalfasıı, ortanca hasıllı, onikinci hasıllı, yaylabaşı gulamı, yeni saray baş kapı gulamı görevlerine atanarak içlerinden en başarılı olanları Darüssaade ağası olarak atanırdı.

Darüssaade ağaları görevden alındıklarında Mısır’ gönderilerek ömürlerinin sonuna kadar maaşa bağlanırdı.

Acemi Ağa Nedir?

Kelime Kökeni: Ad

– Osmanlı sarayında görevli zenci harem ağaları

– Hareme yeni alınan cariyelerin ağasına verilen unvan

Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı sarayındaki acemi ağalar rütbeleri artıkça darüssaâde ağalığına kadar yükselirdi. “

Acemî Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Arap soyundan olmayan İranlı, İranlı, Aceme mensup kimse

– Yabancı

– Toy, tecrübesiz, deneyimsiz

–  Beceriksiz kimse

– Acem dili, Farsça

Cümle içinde kullanımı: “Askeriye de ayak işlerini acemî erler yapar, ancak usta birliğine geçtiklerinde bu temaşalardan kurtulurlar. “

Acemce Nedir?

Kelime Kökeni: Özel ad

– İran halkının kullandığı dil, Farsça

– Bu dille yazılmış eserler, kitaplar

Cümle içinde kullanımı: “Eski acemce kaleme alınmış kitapların birer nüshalarını alıyor ve kütüphanemizde barındırıyoruz.”

Acemane Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-acem+Farsça-âne 

– Acemlere yakışır biçimde, Acemlere yakışır tarzda, Acemlere özgü

– Yabancı gibi

Cümle içinde kullanımı: “Elde dikilen bu kunduralar tam acemâne özgü olmuşlar. “

Aceleten Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Acele ile, ivedilikle, çarçabuk, acilen, sabırsızlıkla, çabucak, çabucacık

Cümle içinde kullanımı: ” Ekseriya aceleten yapılan işlerden hayır gelmez. ben buna inanırım.”

Acele Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Bir işi çabuk yapmaya veya çabuk bitirmeye çalışma, çabukluk, ivedilik, ivecenlik, çabukluk

– Tez olarak, hızla yapılan, vakit geçirmeden, acelecilik

Cümle içinde kullanımı: “Acele edip bir an evvel hastaların hastaneye yatışı yapılmalı, kaza yeri sonrasında incelenebilir.”