Kategori arşivi: Osmanlıca Türkçe Sözlük

Acelacaib Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Pek garip, çok tuhaf, gülünç, alay edilecek durumda olan

Cümle içinde kullanımı: “Başta bizde itimat etmediysek de acelâcâ’ib bir durumun ortasında kendimizi mahsur bulduk.”

Acel Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– İvecen, acele eden, en çabuk, aceleci

Cümle içinde kullanımı: ” A’cel tavırlarıyla sabahtan apar topar evden çıkıp gitti ve hala dönmedi.”

Aceblemek Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Şaşmak, hayret etmek, şaşakalmak, şaşırmak

Cümle içinde kullanımı: ” İyiden iyiye acebleyerek ağzım bir karış açık kaldı. “

Aceba Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-aceb

– Şüphe ve şaşma ifade eden söz

– Kararsızlık ve kuşku ifade eder

Cümle içinde kullanımı: ” Acebâ yanlışı biz mi yapıyoruz, körü körüne güvenerek hata yaptığımız muhakkak.”

Acarı Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Orman adamı, ağaç eri

– İri ve güçlü, kuvvetli, mert, yiğit

Cümle içinde kullanımı: “Acarı oğlanların güreş tuttukları bu meydan bileği güçlü olanların yeridir.”

Acam Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-ecem, eceme çoğul biçimi 

– Sık ormanlar, çalılıklar, ağaçlıklar, kamışlık

– Arslan yatakları, meşelikler

– Acemler, İranlılar

Cümle içinde kullanımı: “ Âcâm kaplı alanı seke seke koşarak geçen ceylanların ürkek ama telaşlı görünümleri beni hep etkilemiştir.”

Acal Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-ecel

– Eceller, ölümler, vadeler, ahirete göç edenler

Cümle içinde kullanımı: “Rabbim tüm âcâl ve soyumuzun mekanını cennete yazsın.”

Acaib Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-acîbe

– Tuhaf, garip, şaşılacak, hayret verici şeyler, acayip

Cümle içinde kullanımı: “Fevkalade acâ’ib bir insan olup çıktım insanların hakkımdaki yargılarına takılıp duruyorum.”

 

Acaba Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-acebâ

–  Şüphe ve şaşma ifade eder

– Kuşku, tereddüt bildiren söz

– Merak, kararsızlık, işkil, kuruntu

Cümle içinde kullanımı: ” Acabâ yanlış mı değerlendirdim bana olan lakayt tavırlarını, belki de ben çok fazla üstüne giderek onu zorlamıştım.”

Abyarı Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-âbyâr+Arapça-î

– Sulama

– Yardım, medet, itimat, imdat

– Bir tür ince kumaş

Cümle içinde kullanımı: ” Âbyârî edecek bir Allah’ın niyazı, seveni yok mudur komşular?”