Kelime Kökeni: Sıfat
– Az acı, acı gibi, biraz acı, acıya benzeyen, acımtırak
– Dokunaklı, insanın içine işleyen
Cümle içinde kullanımı: ” Henüz ham olan meyvelerin acımsı tadı güneş aldıkça tatlanacak.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Az acı, acı gibi, biraz acı, acıya benzeyen, acımtırak
– Dokunaklı, insanın içine işleyen
Cümle içinde kullanımı: ” Henüz ham olan meyvelerin acımsı tadı güneş aldıkça tatlanacak.”
– Acı duymak, acı hissetmek, hafif üzülmek
Cümle içinde kullanımı: ” Yalan yok bütün ıstıraplarını dinlediğimde acımsamak ile keder arasında gidip geliyorum.”
Kelime Kökeni: Botanik-ad
– Buğday tarlasında yetişen zehirli ve zararlı yabani bir bitki, belemir
– Mavikantaron
– Peygamber çiçeği
Cümle içinde kullanımı: ” Bizim buralarda ekmek hamuruna az miktarda acımık da katılır. “
Kelime Kökeni: Nesnesiz eylem
– Acılaşmak, acı durumuna gelmek
– Başkasının derdine ortak olmak, onunla dertleşmek
– Merhamet duymak, üzüntü beslemek
Cümle içinde kullanımı: “Reşat Nuri Güntekin’in Acımak adlı eseri bize yaşanılan sıkıntıların ve olayların gerçek bir mana da hakikatini gösteriyor.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– İçinde acı bulunan, tadı acı olan
– Acısı olan, kederli, elemli, yaslı, üzüntülü, mükedder
Cümle içinde kullanımı: ” Çocuğunu kaybetmiş acılı bir anneyle bu tarz konuşmak yakışık almaz. “
Kelime Kökeni: Nesnesiz eylem
– Acılık oluşmak, acı olmak, acılışmak
– Üzülmek, acıya kapılmak, acıya düşmek, üzüntüye düşmek, üzülmek
Cümle içinde kullanımı: ” Acılanmak ve kedere boğulmak o kadar kolay ki, insan bir an yeis duygulara dalıveriyor.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Etkili, dokunaklı, koygun
– Yaslı, hüzünlü, dertli, kederli
– Acı veren
Cümle içinde kullanımı: “Dün sinemada izlediğim film o kadar acıklı ve kötü sonluydu ki ağlamaktan içim şişti.”
Kelime Kökeni: Ad
– Dert, elem, keder, matem, yas, üzüntü
– Öfke, hiddet
Cümle içinde kullanımı: ” İçimi kaplayan menfur hislerin, acık duyguların tesiri altında bin kez ölümü düşündüm lakin yaşam daha tatlıydı.”
Kelime Kökeni: ad-mecaz
– Dedikodu, kılükal
– Kötü söz, sözle incitme, dil yarası
Cümle içinde kullanımı: “Acı dilinle hiçbir insan arasında yer tutamazsın.”
Kelime Kökeni: Zarf-halk ağzı
– Azıcık, pek az, çok az
– Az miktarsa, kısa bir süre
– Az buçuk, tek tük, kalil, endek
Cümle içinde kullanımı: “Acıcık saadet bile bizde güzel görünmezken büyük mutlulukları nasıl tahayyül edeyim.”