Kelime Kökeni: Ad
– Dünya, cihan
– Evren, kainat, alem, kosmos
– Tüm varlıklar
Cümle içinde kullanımı: ” Oğlumun adı bizi yaşamı ve varlığımızı hatırlayan Acun olmalı, ona baktıkça cihanımı görmeliyim.”
Kelime Kökeni: Ad
– Dünya, cihan
– Evren, kainat, alem, kosmos
– Tüm varlıklar
Cümle içinde kullanımı: ” Oğlumun adı bizi yaşamı ve varlığımızı hatırlayan Acun olmalı, ona baktıkça cihanımı görmeliyim.”
Kelime Kökeni: Arapça-acûl+Farsça-âne
– Aceleci bir tarzda veya biçimde
– Acele edene yakışır tarzda
Cümle içinde kullanımı: ” Acûlâne tavırları ve tez canıyla elini attığı her işi ivedilikle çözmeye çalışır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Aceleci, sabırsız, ivecen, içi dar, tez canlı, acele eden kimse
Cümle içinde kullanımı: “Sabah acûl eden ikindiye kalmadan kaldırır harmanı, tembel olanın aşı pişmez. “
Kelime Kökeni: Ad
– ‘Ben’ yerine kullanıla ve alçak gönüllülük ifade bir söz, ben zamiri yerine kullanılır
Cümle içinde kullanımı: ” Acizlerinize bir selam verip bir bardak suyundan içmez misiniz efendim?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Acizlik, kabiliyetsizlik, beceriksizlik, zayıflık, güçsüzlük
Cümle içinde kullanımı: ” Ruhumdan kopup gelen bu âciziyyet de neyin nesiydi böyle!”
Kelime Kökeni: Arapça-âciz+Farsça-âne
– Çaresizlikle, çaresiz olarak, hakirane, tevazu ile
– Alçak gönüllülük ifadesi
Cümle içinde kullanımı: ” Acizane benim kanaatime göre beyefendinin hastalığı ruhsal görünüyor. “
Kelime Kökeni: Arapça-acizane, aceze, acz
– Güçsüzlük, zayıf, iktidarsız, elinden iş gelmez, yetersiz, kuvvetsiz
– Güçsüzlük, beceriksizlik, çaresizlik, yeteneksizlik
– Kudret karşıtı
Cümle içinde kullanımı: ” Ruhumun en aciz taraflarını bu gibi menfur durumlarda daha iyi görüyor ve tanıyordum. ”
Kelime Kökeni: Farsça
– Soğuktan üşüme, üşümek işi, üşüme
Cümle içinde kullanımı: “Âciş kuşun titrek kanatları avucumun içinde pır pır etmeye başladı.”
Kelime Kökeni: Arapça-ecr
– Kiralayan, kiraya veren, malını veya eşyasını bir başkasına para karşılığı bir süre verilmesi,
Cümle içinde kullanımı: ” Yazlık konutlarını âcir eden Mahmut beyin görünmeyen bir serveti vardır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– İvedi olma, çabuk olma
Cümle içinde kullanımı: “Aciliyyet gerektiren siparişleri ilk olarak hazırlayıp müşterilere gönderin.”