Kelime Kökeni: Arapça
– Ait olma durumu, ilgili olma, ilgi, özgü, ilişkinlik, aitlik
Cümle içinde kullanımı: ” Çoğu kez kendimi bu ailenin bir ferdi gibi hissetmiyorum, sanki başka bir zümreye aidiyet yoksunluğu çekiyormuşum gibi geliyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Ait olma durumu, ilgili olma, ilgi, özgü, ilişkinlik, aitlik
Cümle içinde kullanımı: ” Çoğu kez kendimi bu ailenin bir ferdi gibi hissetmiyorum, sanki başka bir zümreye aidiyet yoksunluğu çekiyormuşum gibi geliyor. “
Kelime Kökeni: Arapça- çoğul biçimleri â’idat, avâ’id
– Gelir, kazanç, kâr, fayda, çıkar, yarar, irat
Cümle içinde kullanımı: ” Aylık â’ide ile uzun bir süre yoksulluk yaşamadan geçimini sağlayabilir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Özgü, ilgili, yaraşır, dair, alakalı, müteallik
– Dönen, geri dönmüş olan, dönen, raci
– Yardım etmek, iane
Cümle içinde kullanımı: “Dini bütün adam Kur’an-ı Kerim’e â’id yaşar. “
Kelime Kökeni: Arapça-Türkçe
– Ele geçirmek, almak, elde etmek, sahip olmak
Cümle içinde kullanımı: ” Son kalan parasıyla ahz ettiği makinalar tıkır tıkır çalışıyor matbaanın ayakta kalmasını sağlıyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Çok hüzünlü, çok dertli, daha çok tasalı
Cümle içinde kullanımı: ” Benim şiirlerimin boynu bükük, cümlelerimin içeriği ahzendir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Çok çekingen, içine kapanık
– Tedbirli, müdebbir
– Erkek yılan
Cümle içinde kullanımı: ” Gülüzar bildim bileli ahzem, her şeye dayanıklı bir kadın olmuş kendini asla salmamıştır. “
Kelime Kökeni: Arapça-hazer çoğul biçimi
– Endişeler, çekinceler, ihtiyatlar, kaygılar
Cümle içinde kullanımı: “Elemini tetikleyen ahzârı bir kenara at diyemem ama etrafındaki güzelliklere dönüp bir bak.”
Kelime Kökeni: Arapça-hazen çoğul biçimi
– Acılar, kederler, üzüntüler, hüzünler, sıkıntılar, gamlar, dertler, sıkıntılar, elemler, ıstıraplar
Cümle içinde kullanımı: ” Bizi sınayan ahzân, gelecek günlerin daha ışıltılı ve mutlu olacağının kanıtı değil mi?”
Kelime Kökeni: Arapça-hizb çoğul biçimi
– Kıtalar, bölümler, kütleler, kısımlar,
– Kur’an-ı Kerim’in cüzlerinden dörtte biri, hizbler,
Cümle içinde kullanımı: ” Mektepte kaldığım ahzâbı unutmadan yeniden okumaya başladım, hocam ayrıca gayret gösterdiğim için beni kutladı. “
Kelime Kökeni: Arapça- ahiz
– Alma, ele geçirme, kabul etme, yanına alma
Cümle içinde kullanımı: ” Evine ahz eylediği sığıntı kızın bütün bakımını üstlenerek ne kadar altın kalpli biri olduğunu kanıtladı. ”