Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Akılla ilgili, akla dayanan, akılsal
– Hakikatı içine alan
Cümle içinde kullanımı: “Akli dengesini kaybedecek diye ödüm kopuyor anne!”
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat
– Akılla ilgili, akla dayanan, akılsal
– Hakikatı içine alan
Cümle içinde kullanımı: “Akli dengesini kaybedecek diye ödüm kopuyor anne!”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Altı kalem, şeşkalem
– Arap yazısının gelişim çizgisinde adlandırılan altı yazı stili;
Cümle içinde kullanımı: “Hat sanatında kullanılan aklam-ı sitte’yi bilir misin, diğer adı altı kalemdir. “
Kelime Kökeni: Arapça-kalem çoğul biçimi
– Kalemler, yazı için ucu sivriltilmiş sert kamışlar
– Kalem çeşitleri
– Oklar
– Resmi daireler
Cümle içinde kullanımı: “Ressam olacağını söylediği günden beridir aklam biriktir çeşit çeşit yağlı boyalar alır oldu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Işığı yansıtan, reflektör, yansıtaç, yansıtıcı
– Çok fazla deve
– Karanlık akşamüstü, gece
Cümle içinde kullanımı: ” Güneşten gelen ışıkları akise edecek bir yüzeye ihtiyacımız var. “
Kelime Kökeni: Arapça-aks
– Akseden, yansıyan,
– Evirme, evirtim
– Bir cismin parlak bir yüzeyde görünmesi, yansıtıcı bir yüzeye ışık ve sesin çarparak geri dönmesi, yansıma, yankı
Cümle içinde kullanımı: “Dağlardan akis eden kuş seslerini duyuyor musun, baharın yaklaşan sesidir bu. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Tepki, reaksiyon, tepkime, tepkileşim
Cümle içinde kullanımı: ” Aksül-amel gösteren bir karışım hazırlıyorum egzama için lakin çok kaşınacaktır. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Yankı, inikas, akis, aksiseda
– Tepki, bir olgunun oluşturduğu his, duygu, düşünce
– Çok önce söylenen bir gerçeğin bir daha tekrar edilmesi
Cümle içinde kullanımı:“Aks-i sadâ edilen hakikat içimizden birinin suçlu olduğu ve geçmişi lekelediğini kanıtlayacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-aks
– Bir yere çarpma, vurma
– Işığın veya suretin bir yere vurup geri dönmesi, yansıma
– Sesin bir yere vurup geri dönmesi, yankı, yankılanma
– Ters, zıt, hilaf, mugayir, menfi
– Sinirli, huysuz, geçimsiz, hırçın, inatçı
– Bir dize yada beyitte aynı anlamda olan veya aynı kökten gelen sözlerin ters yüz edilerek söylenmesi sanatı
Cümle içinde kullanımı: ” Aynadaki aksimle konuştum dün gece, yüzümdeki kırışıklıklar ve çizgiler dile gelip yaşanılan acıları hatırlattı.”
Kelime Kökeni: Arapça-aka’im çoğul biçimi
– Kısır, çocuğu olmayan, döl tutmayan
– Sonuçsuz, neticesiz, verimsiz, sona ulaşmayan, sonuç vermeyen
Cümle içinde kullanımı: ” Bu seneki koyunların yarısından fazlası akim ne yavruladılar ne de besili oldular. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama sıfat
– Geçimini hayvan yiyerek sağlayan, hayvanla beslenen
– Haşarat yiyen, haşaratla beslenen kişi
Cümle içinde kullanımı: “Sefil bir hayat yaşadığı, akil-ül hevam ile karnını doyurduğu söyleniyor. ”