Kelime Kökeni: Arapça-ekl, ekele çoğul biçimi
– Yiyen, yiyici, obur
– Rüşvet alan
Cümle içinde kullanımı: ” Devlet kapılarına aldıkları akil akrabalar halkın tepesinde akbaba gibi uçuşuyor. “
Kelime Kökeni: Arapça-ekl, ekele çoğul biçimi
– Yiyen, yiyici, obur
– Rüşvet alan
Cümle içinde kullanımı: ” Devlet kapılarına aldıkları akil akrabalar halkın tepesinde akbaba gibi uçuşuyor. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Akiğin kırmızı renginde en üstün ve kıymetli cinsi
Cümle içinde kullanımı: “Yemenin oldukça meşhur bir taşı olan akik-i yemani’nin güneş ışınlarıyla oluştuğu rivayet edilir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Üzerine işleme yapılabilen kıymetlice bir tür taş, yüzük taşı
– Kalseduan kuvarsın bir türü
– Kıymetli bir taş, mühür yapımında kullanılan yarı saydam sert taş
Cümle içinde kullanımı:” Kırmızı akikten evlilik yüzüğünü kızının parmağına takıp mutluluklar diledi. “
Kelime Kökeni: Arapça-akifun, akûf çoğul biçimi
– İbadet amacıyla kendi köşesine yada Harem-i Şerif’e çekilen kimse
– Mutekifi itikafa çekilmiş kimse
– Bir işte veya konuda kararlık gösteren, sabır eden, sebatkar
Cümle içinde kullanımı: ” Allah kabul eylesin Hüseyin bey akife kapanarak kendisini ibadete vermiştir. “
Kelime Kökeni: Arapça-akd tesniye ikilik biçimi
– Bir sözleşmeyi imzalayan taraflar
Cümle içinde kullanımı: ” Akdi kabul edip imzalarını atan akideynler, rica ediyoruz yazılanların ötesinde hiçbir hareket ve eylemde bulunmayız. “
Kelime Kökeni: Arapça
– İnanılan şey, itikat, iman, itikad edilen bağlanış, inanç
– İmanın esasları: eş anlamlısı
– Şekerin kaynatılarak ağda biçimine getirilerek yapılan kokulu ve renkli şeker
Cümle içinde kullanımı: ” Ramazan ayında sokaklarda seyyar akide şekeri satan şekerciler gezerdi. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– İslamiyeti kabul etme eylemi
– İslamlarla muhabere etmiş kişi veya cemaatlerin İslam ahd u emanını kabul etmesi
Cümle içinde kullanımı: ” Akd-i zimmet ile İslamiyetin tabiiyyetini kabul etmiş olacaksınız. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Evlilikte erkek ile kadının dini hüküm ve usulune göre yapılan nikah
– Dini nikah
Cümle içinde kullanımı: ” Akd-i nikah tamamlandıktan sonra gelinin çeyizi eve getirelecek. “
Kelime Kökeni: tamlama
– Kölenin serbest kalabilmesi için sahibi ile mal karşılığında yaptığı sözleşme
– Mükatebe
Cümle içinde kullanımı: “Hürriyetine kavuşmak için köle sahibiyle akd-i kitabet yapabilir. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Evlilik bağı, nikah
– Bir kadın ve erkeği evlilik ile birleştiren yasal işlem
Cümle içinde kullanımı:” İmzaların ardından yeni eşler arasındaki akd-i izdivac tamamlanmış olacaktır. “