Kelime Kökeni: Arapça-kars çoğul biçimi
– Yuvarlak nesneler
– Diskler, daireler, çemberler, diskus
– Teker şeklinde parçalar
Cümle içinde kullanımı: ” Akras şeklinde olan büyük duvar süslerini geniş salona götürelim. “
Kelime Kökeni: Arapça-kars çoğul biçimi
– Yuvarlak nesneler
– Diskler, daireler, çemberler, diskus
– Teker şeklinde parçalar
Cümle içinde kullanımı: ” Akras şeklinde olan büyük duvar süslerini geniş salona götürelim. “
Kelime Kökeni: Arapça-karn çoğul biçimi
– Yaşıt, boydaş, taydaş
– Yaşıt veya yaşça denk olanlar
– Benzer, eş, mümasil, denk
– Öğür
– Meslek bakımından aynı ola kişiler
Cümle içinde kullanımı: ” Akranlar gibi aklı bir karış hava olan bir çocuk değildi daima ağır başlı ve biraz müşkülpesent bir tavrı vardı. “
Kelime Kökeni: Arapça-kırd çoğul biçimi
– Maymunlar
– Emir, ferman
– Bey, saygın kişi
Cümle içinde kullanımı: “Fermanınız başım üstünedir arkadım, yarından tez yola revan olacağım. “
Kelime Kökeni: Sıfat
– Tertemiz
– Bembeyaz
– Beyaz tenli
– Parlak, ışıl ışıl
– Pirüpak
Cümle içinde kullanımı: “Türk ecdadının alnı pirüpak, yüzü ak pak nesli şeref kokandır. “
Kelime Kökeni: Arapça-kumâş çoğul biçimi
– Kumaşlar, dokumalar, bezler
Cümle içinde kullanımı: “Yün akmişe satıyorum hanımcım, ipekten has olanları dilerseniz buyur edeyim. “
Kelime Kökeni: Arapça-kamîs çoğul biçimi
– Gömlekler
Cümle içinde kullanımı: ” Alı al moru mor, akça renkteki akmısalar dolup taşıyordu dükkanında. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Açık mavi
– Ay yüzlü, ay gibi güzel, ay gibi beyaz
– Ak yüzlü
Cümle içinde kullanımı: ” Bu sıralar gözlerimi akmer yüzüyle hülyalarıma dolan bir güzele vurgun ve aşığım.”
Kelime Kökeni: Arapça-kamer çoğul biçimi
– Aylar, mehtaplar, yıldızlar
– Uydular, gezegenler
Cümle içinde kullanımı: “Şehrin ışıklarını söndürüp gökyüzünü akmar şelalesi doldurana kadar güneşi saklayalım. “
Kelime Kökeni: Sıfat
– Temiz, lekesiz
– Namuslu, el değmemiş, iffetli
– Akça pakça
– Alnı beyaz öküz, inek
Cümle içinde kullanımı: ” Şükür ki oğlumun gönül düşürdüğü akman, büyük sözü tutan hanım hanımcık bir kız. “
Kelime Kökeni: Arapça-aklî sözünün müennes biçimi (akliyyât, akliyyûn çoğul biçimi)
– Akli, akliye
– Akılcılık
– Rasyonalizm, usçuluk
– Deneycilik karşıtı
Cümle içinde kullanımı: ” Doğruluğun ölçütünü duygular yerine akliyyeyi kullanarak bir yargıya varmalıyız.