Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– İnsan varlığının yaşadığı dünya, insanların dünyası
– Âlem-i şehadet, âlem-i suret
Cümle içinde kullanımı: ” Ademoğlu, Havva kızı âlem-i mülk de edindiği sevap ve günahlarıyla
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– İnsan varlığının yaşadığı dünya, insanların dünyası
– Âlem-i şehadet, âlem-i suret
Cümle içinde kullanımı: ” Ademoğlu, Havva kızı âlem-i mülk de edindiği sevap ve günahlarıyla
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Melekler dünyası, gökyüzü, melekler alemi
Cümle içinde kullanımı: ” Beş duyumuzla idrak edemediğimiz, Allah’ın lütufları Âlem-i Melekût da yaşar. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Öteki dünya, Ruhaniler alemi, uluhuyet alemi
– İnsanlar alemi zıttı
Cümle içinde kullanımı: “Âlem-i Lâhut ile âlem-i nasut birbirinin tam zıttı, biri fani diğeri kalıcıdır. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Bütün yaratıkların aslı olan insan
– Adem
– Büyük alem
Cümle içinde kullanımı: ” Âlem-i kübrâ hasıl olan ilk yaratılan Adem babamızdır, insana bahşedilen dört haysiyet mevcuttur. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Tanrı alemi, ilah alemi
Cümle içinde kullanımı: ” Âlem-i Kudsî, yaratanın bizden yüce olanın alemi demektir, bizlerin erişemeyeceği bir cihandır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Yedinci gökten yeryüzüne uzanan alem, cismani alem, oluşumlar ve bozulmalar dünyası
Cümle içinde kullanımı: ” Âlem-i kevn ü fesâd vücuda geldiği gibi yok olan, hem yaratılışı hem yok oluşu simgeleyen alemlerden biridir. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Ebedi alem, öteki dünya, görünmeyen alem, ahiret
Cümle içinde kullanımı: ” Tüm hazırlığımız ölüm sonrası âlem-mi gayb içindir. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– İçinde bulunduğumuz yaşadığımız dünya, fani dünya, gelip geçici dünya
– Ölümlü dünya
Cümle içinde kullanımı: ” Kanma bu âlem-i fanîdir, seni geçici güzellikleriyle kandırır yüzüstü bırakır. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Ruhlar alemi, öteki dünya, ölülerin yaşadığı dünya
Cümle içinde kullanımı: ” Âlem-i ervâhı garantilemek istiyorsan ibadetlerini yerine getirecek, dilini kötü sözden koruyacaksın.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Tanrı alemi, ruhlar alemi
– Lâhut alemi ile melekût alemi arasında yer alan alem.
Cümle içinde kullanımı: ” Âlem-i ceberût, âlem-i evsattır, ceberût melekût aleminin ötesidir. “