Kelime Kökeni: Zarf
– Yavaş olma durumu
– Yavaşlık
Cümle içinde kullanımı:” Salyangoz ve kaplumbağa anulluğu çağrıştıran canlılardır. “
Kelime Kökeni: Zarf
– Yavaş olma durumu
– Yavaşlık
Cümle içinde kullanımı:” Salyangoz ve kaplumbağa anulluğu çağrıştıran canlılardır. “
Kelime Kökeni: Sıfat
– Yavaş, hafif, aheste, alçak, sakin
Cümle içinde kullanımı: ” Giderek anul ilerleyen atın artık yola çıkamayacak kadar yaşlandığı aşikar. “
Kelime Kökeni: Arapça
– İnatçı, muannid, direngen
Cümle içinde kullanımı: “Kardeşimin söylemesi ayıp çok anûd özellikleri vardır bir kez Nuh dedi mi Pergamber demez. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Özden, içten, samimiyetle
– Candan, yürekten
Cümle içinde kullanımı: “An-samîm duygularımı bu mektuba aksettirecek aşkımı ilan ediyorum. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Peşin para olarak
– Nakit olarak
Cümle içinde kullanımı: “ An-Nakdin ödeme yapıldığı müddetçe eşyaları götürmenize müsaade edebiliriz. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Üzüm yetiştiren veya satan kimse
– Üzümcü
Cümle içinde kullanımı:” Annâb’lık bize atalarımızdan yadigar kalmış bir meslek bu sebepten bağlarımız da en iyi üzümler yetişir.”
Kelime Kökeni: Sıfat
– Zeki, zeyrek, zekası olan
– Anlayışlı, ferasetli, izanlı
Cümle içinde kullanımı: ” Anlağan insana derdini anlatırdın da bunun gibi insaftan yoksun olanlara halinden bahsedemezsin.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ankebut
– Örümcek
– Sekiz ayaklı böcek
Cümle içinde kullanımı:” Doğu Anadolu’da sarıkız denilen aşırı zehirli ankût
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Yakın zamandan beri
Cümle içinde kullanımı: ““Ankâ-yı lâ-mekân harici böylesi bir mutluluk rivayet edilmemişti.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Allah, Mevla, Yaradan
Cümle içinde kullanımı: “Ankâ-yı Lâ-mekân bizim tek koruyucumuz tek sahibimizdir.”