Kelime Kökeni: Arapça
– Arap ülkesi
– Ceziret-Ül Arab
Cümle içinde kullanımı: ” Arabistân’a gençliğimde yaptığım seyahat yazım hayatımda bana farklı bakış açıları kazandırdı.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Arap ülkesi
– Ceziret-Ül Arab
Cümle içinde kullanımı: ” Arabistân’a gençliğimde yaptığım seyahat yazım hayatımda bana farklı bakış açıları kazandırdı.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Çöl insanı
– Çölde yaşayan Arap
Cümle içinde kullanımı: ” Bu gece evimize a’râbî bir konuğumuz gelecek, yola çıkmadan evvel bir geceliğine yatıya kalacak.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Arapça
– Arap kavmi ile ilgili
– Bu dille yazılmış eser
Cümle içinde kullanımı: “Arabîlere özgü olan bu şalvarın ağ kısmı geniştir ve büyüktür. “
Kelime Kökeni: Arapça – irb çoğul biçimi
– Akıllar
– Oyunlar, hileler, desiseler, entrikalar
Cümle içinde kullanımı:” Ortaya bir ârâb dönüyor ya hayırlısı sonunda kokusu çıkar nasılsa.”
Kelime Kökeni: Özel ad- Arapça (a’râb, urbân)
– Arap kavminin genel adı
– Zenci, siyah, siyahi
– Fellah
Cümle içinde kullanımı: ” Osman fellahın Arab olduğu bilinirdi de anasının atalarının Şam’dan geldiğini biz dahi bilmezdik.”
Kelime Kökeni: Arapça-re’y çoğul biçimi
– Eklendiği söze süsleyen, bezeyen, donatan anlamları kazandırarak birleşik söz varlıkları oluşturur. (dil-ârâ)
– Oylar, reyler
– Meydan, iç, orta
– Aralık, mesafe, boşluk
– Mekan, yer
– Vakit, sıra
Cümle içinde kullanımı: ” Gülşen-ârâ sevesin, ömrünü güllere adayan seni nasıl yüceltir bilesin.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Utanma ve namus, iffet, haya
– Edep ve ırz
Cümle içinde kullanımı: ” Âr ü namus olmayan bir insandan şeref beklemek en büyük enayiliktir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Utanma, çekinme, mahcup olma
– Utanılacak şey, ayıp, eksiklik, utanç veren
– Yüz metre karelik yüzey ölçüsü birimi
Cümle içinde kullanımı: ” Bir kadını ve erkeği toplum içinde koruduğu saygısı, âr ve namusu gösterir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Cebren, zorla, cebir
– Kuvvet kullanarak
Cümle içinde kullanımı: ” Oğul bu kızı anveten punduna getirip kendine yâr edemezsin yol yakınken geç bu sevdadan.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Cebr, zorlama, zorakilik, cebrî, zecir
Cümle içinde kullanımı: ” Çocuklara anve yoluyla iyilik yapmayı, iyi biri olmayı öğretemezsin örnek teşkil etmen lazım.”