Kelime Kökeni: Arapça
– Vezir
– Süleyman peygamberin veziri
– Ferz
Cümle içinde kullanımı: ” Osmanlı döneminde âsaf olarak adlandırılan vezirler günümüzün bakanı olarak görev alırlardı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Vezir
– Süleyman peygamberin veziri
– Ferz
Cümle içinde kullanımı: ” Osmanlı döneminde âsaf olarak adlandırılan vezirler günümüzün bakanı olarak görev alırlardı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Arslanlar, etçiller
Cümle içinde kullanımı: ” Âsâd ormanların kralıdır, kedigiller cinsinden etçil hayvanlardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Kendi kavmine veya milletine aşırı sevgi ve bağlılık
– Vatanperverlik, yurtseverlik
– Asabiyet-i cahiliye
– Asabiyet-i milliye
Cümle içinde kullanımı: ” Asabiyyet-i kavmiyye Türk ulusunun doğuşta damarlarında vardır, sonradan kazanılamaz.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Kendi akraba ve yakınlarını veya vatan, millet ve dinini yüceltme gayreti
– Sinirlilik, asabilik
– Duygu, his
– Hamiyyet
Cümle içinde kullanımı: “Uykusuzluk babamda asabiyye yapıyor, o zamanlarda pek yanına yaklaşmayız.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Yaratılıştan sinirli kimse
– Mizacı sinirli
Cümle içinde kullanımı: “Asabiyyü’l-mizâc insanlarla geçinmek zordur çok yorarlar adamı.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sinirli, kızgın
– Sinirsel
Cümle içinde kullanımı: ” Asabî bir insan olduğundan galiba kimseyle geçinemiyor bu kaçıncı işi bırakan eleman.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Bir tek sinir
– Baba tarafından akraba olanlar
– Erkek tarafından hısımlar
– Mirasçılar için kullanılan fıkıh terimi
Cümle içinde kullanımı: “ Ölmüş olan kişiye akrabalık yönünden yakın olan asabeler, mirastan pay alabilirler.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sinir, damar
– Sinirler
– Kişinin ruhsal niteliği
Cümle içinde kullanımı:” Asabımı bozan kişileri hayatımdan çıkarmaya karar verdim.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Hz. Musa’ya Allah tarafından mucize olarak verilen ve yılan haline giren değnek, asa
– Hz. Musa’nın asası
Cümle içinde kullanımı: ” Asâ-yı Mûsâ nasıl ki yılana dönüşüp aman vermez düşmana dişlerini gösterdiyse elbet Allah kullarını dar da koymaz.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Esneme
– Vakar, ciddilik
– Süs, bezek
– Değnekler, sopalar
– Uzun el değneği, dayanacak uzun sopa
– Zuhur, meydana çıkma
Cümle içinde kullanımı: ” Yaşça büyüğümüz olan Osman dede eline asasını alıp önden önden yürümeye başladı bizlerde arkasından.”