Kelime Kökeni: Arapça
– Asıl olarak
– Vekil olmadan
– Kendi namına
Cümle içinde kullanımı: ” Asâleten söylüyorum bu gece olanlar ailemiz arasında bir sır olarak ilelebet kalmalı.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Asıl olarak
– Vekil olmadan
– Kendi namına
Cümle içinde kullanımı: ” Asâleten söylüyorum bu gece olanlar ailemiz arasında bir sır olarak ilelebet kalmalı.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ahlak
– Temel, kök
– İkindi ile akşam arasındaki saatler
– Öğleden geceye olan vakitler
Cümle içinde kullanımı: ” Âsâl vakitler gelip çattığında bedenim bir çuval gibi dermansız ve hareketsizce yığılıveriyor koltuğa.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– İslam dinini korumak adına oluşturulan asker
Cümle içinde kullanımı: ” Asâkir-i Muhammediyye; Osmanlı ordusunda Yeni Ocağı’nın kaldırılması sonucu oluşturulan ocaktır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Kara askeri
– Kara kuvvetleri
Cümle içinde kullanımı: ” Asâkir-i berriyye rütbeleri erden başlayıp Mareşale kadar ilerler. “
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Deniz askeri
– Gemici asker
– Bahriye
– Deniz donanması
Cümle içinde kullanımı: “Asâkir-i Bahriyye Osmanlı’nın en güçlü kollarından biriydi, nice savaşların kazanılmasında büyük payları olmuştur. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Askerler, erler
– Neferler, leşkerler
Cümle içinde kullanımı: ” Asâkir disiplinli, emir komuta zincirine bağlı neferlerden oluşur.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Küçükler, çok küçük şeyler
Cümle içinde kullanımı: ” Asâgir işlerle uğraşmaktan büyük sorunlara odaklanamıyorum. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Serçeler
Cümle içinde kullanımı:” Göç mevsiminden önce bahçeleri dolduran âsafîr, güllerin kokusuna ötmeye başlıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Vezirle ilgili, alakalı
Cümle içinde kullanımı: ” Âsafî konuları ancak padişah karar verebilir gerekirse görevinden azledebilirdi.”
Kelime Kökeni: Arapça-âsaf+Farsça
– Vezire yakışır tarz ve biçimde
– Vezire has
Cümle içinde kullanımı: ” Âsafâne davranışları saray eğitimi ve terbiyesi aldığını gözler önüne seriyordu. “