Kelime Kökeni: Farsça
– Bekçi
– Koruyucu, kollayıcı,
– Güvenlik
– Gözeten, gözetici
– Muhafız
Cümle içinde kullanımı:“Bâd-gân göreviyle konakta işe başlayan bu adam neredeyse kırklı yaşlarının sonunda görünüyor.”
–
Kelime Kökeni: Farsça
– Bekçi
– Koruyucu, kollayıcı,
– Güvenlik
– Gözeten, gözetici
– Muhafız
Cümle içinde kullanımı:“Bâd-gân göreviyle konakta işe başlayan bu adam neredeyse kırklı yaşlarının sonunda görünüyor.”
–
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Bundan böyle
– Bundan sonra
– Artık
– Daha çok
Cümle içinde kullanımı:” Ba’de ezîn bu köye girecek her yabancı göz hapsinde tutulacak.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Bundan sonra, bundan böyle, sonra
– Artık
– Ba’de zâlik
Cümle içinde kullanımı:“Ba’de ezân hen anı her düşte sen yeşerecek nefes alacaksın dimâğımda.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Bundan sonra
– Bundan böyle
– Bu günden itibaren
– Bunun üzerine
Cümle içinde kullanımı:“Ba’de zâlik her kim yoksullar üzerinden geçinmeye çalışırsa hakkı falakayla kötektir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Saki
– İçki sunan
– Su dağıtan veren kimse
Cümle içinde kullanımı:“Doldur be bâde-peymân, bu gece yanımda olmayıp zihnimin karanlığında beni sarmalayan o vicdansıza içeceğim ağzı dolusu.”
Kelime Kökeni: Farsça
– İçki düşkünü
– Alkolik
– Ayyaş
– Şarap içmeyi seven
– İlahi aşk
– Bekri, sarhoş
Cümle içinde kullanımı:” Bâde-perest olan gönlümün bakışlarından alacağı bir kaç kadehi hala bâki.”
Kelime Kökeni: Farsça
– İçki içen
– Alkol içen
Cümle içinde kullanımı:” Eskiden burnunu kitapların içinden çıkarmayan biriyken şimdi bâde-nûş bir herife döndü.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bademe benzeyen
– Badem gibi
– Bademle ilgili
Cümle içinde kullanımı:”Kahverengi bâdemî gözlerine vurulduğumu aman sakın kimse duymasın.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Böylece
– Artık
– Bundan böyle
– Böylelikle
Cümle içinde kullanımı:” Sus bakayım ba’demâ büyüklerin karşısında ağzını açtığını görürsem fena yaparım seni.”
Kelime Kökeni: Farsça-bâdâm
– İçi tazeyken kabuğu da yenilen ve yağı çıkarılan meyve
– Badem ağacı
– Payam, çağla
– Kuruyemiş
– Bu ağacın yemişi
Cümle içinde kullanımı:“Badem ağaçları ne zaman çiçeğe dursa tabiatın nazlı bir geline benzediğini düşünürüm.”