Kelime Kökeni: Ad
– Dudağın altında kalan kıllar
– Sazın en kalın ses veren teli
Cümle içinde kullanımı:“Sazını eline alır bam telinden vurmaya başladı mı gör bak nasıl inliyor dertlerin.”
Kelime Kökeni: Ad
– Dudağın altında kalan kıllar
– Sazın en kalın ses veren teli
Cümle içinde kullanımı:“Sazını eline alır bam telinden vurmaya başladı mı gör bak nasıl inliyor dertlerin.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Çatısı olmayan çardak
Cümle içinde kullanımı:”Bâm-sütûn altında oturur yıldızları seyrederdik cavlak gökyüzünde.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Seher vakti
– Tan ağartısı
– Sabahleyin
– Sabah vakti
Cümle içinde kullanımı:“Gün doğdu mu bâb-gâh vakti gelirsin aklıma, yüklenip hatıranı yürürüm ufka.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Sabahleyin
– Sabah vakti
– Tan yeri, tan ağartısı
– Sabahın ilk saatleri
Cümle içinde kullanımı:”Bâm-dâd esen bir rüzgar ol, güneşin kızılcık tohumlarını yüreğime ekiver.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Mesih’in göğü
– Dördüncü gök
– Hz. İsa’nın çıktığı gök
Cümle içinde kullanımı:” Yahudiler tarafından öldürülmek istenen Hz. İsa Bâm-ı Mesîh’e çıkarılmıştır. “
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Gökyüzü
– Gök
– Sema
– Çatı
Cümle içinde kullanımı:“Ey gönlümüzün efendisi bâm-ı bülend serilmişken gözlerimize nasıl bilecektik yangının rengini?”
Kelime Kökeni: Farsça
– Dam, çatı
– Kubbe
– Kümbet
– Udda en pes tel
– Bam teli
– Kiriş
Cümle içinde kullanımı:“Bâm telimi sızlatan o ağlayış kulaklarımdan silindiği vakit geçmiş bitecek.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Kanat çırpan
– Uçmaya çalışan, uçan
Cümle içinde kullanımı:“Öykümün solan yüzü, bâl-zen olur da bir gün kollarımın arasında nefes alır mıydın?”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Kanadı kırık
– Uçamayacak durumda olan kuş
– Eli kolu bağlı
– Çaresiz, zavallı, düşkün, biçare
Cümle içinde kullanımı:”Yok ki talihi bâl-şikestem, sen ki kanatları yolunmuş yavru bir kuştun avuçlarımda uçmasını dilediğim.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Uçan kuş
– Kanadını açmış kuş
Cümle içinde kullanımı:” Göklere mesken salmış Bâl-küşâ ne rüzgardan ne açlıktan korkar.”