Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Aklanma
– Borçsuzluk
– Temize çıkma
– Suçsuz çıkma
Cümle içinde kullanımı: “Yüce mahkeme sanığın berâ’et-i zimmetine karar vermişse bize itiraz etmek düşmez.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Aklanma
– Borçsuzluk
– Temize çıkma
– Suçsuz çıkma
Cümle içinde kullanımı: “Yüce mahkeme sanığın berâ’et-i zimmetine karar vermişse bize itiraz etmek düşmez.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Temize çıkma
– Aklanma
– Münezzehiyet
– Suçsuzluğu ilan edilmiş kimse
– Temiz
Cümle içinde kullanımı: “Berâ’et edebilir miyim gönlünden biliyorum ayrı sabahlardayız yine de bir gün affına sığınabilir miyim?”
Kelime Kökeni: Arapça-berberî çoğul biçimi
– Berberîler
– Berberistan halkı
Cümle içinde kullanımı: “Cezayir bölgesinde yer alan berâbir, Berberistan soyundan gelen insanlardır.”
Kelime Kökeni: Farsça-berâber+Arapça-î
– Beraberlik
– Birlikte olma durumu
– Baş başa kalma
– Yan yana olma
Cümle içinde kullanımı: “Berâberî olma ihtimaline bir ömür harcamak değil son anımı feda ederdim işte öyle büyük sevdim.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Birlikte bulunan
– Bir arada, yan yana
– Eşit
– Eş
– Bir düzeyde olan
– Refakat
– Maiyyet
– Birlik
– Huzur
– Yan
Cümle içinde kullanımı: “Berâber gireceğimiz bu makber şahit olsun ki çalamam kokunu!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Güzellik
– İyilik
– Olgunluk
– İyimserlik
– Kurtulmak, serbest kalmak
– Emsalinden üstün olan
– Kemal
– Optimizm
Cümle içinde kullanımı: “Berâ’at ettiğim suçlamalar üzerine bir yenisini daha eklememek için susuyorum.”
Kelime Kökeni: Farsça-Arapça
– Göğüs, sine
– Yemiş, meyve
– Toprak
– Kara toprak
– Allah’ın isimlerinden biri
– Dürüst
– Vefalı
– Saygın, saygıdeğer
– Bahr karşıtı
– İyi ve güzel
– Halketmek
Cümle içinde kullanımı: “Ber bizi bir gün bağrına çekecek işte o zaman günahlarımızla yüz yüze geleceğiz.”
Kelime Kökeni: Zamir
– Büyüklenmek
– Kibirlenme
– Kendini beğenme
– Kendini büyük görme
– Kendini üstün görmek
Cümle içinde kullanımı: “Benven ve hilekar insanlar sözleriyle değilse de bakışlarındaki hainlikle kendilerini belli ederler.”
Kelime Kökeni: Arapça-ibn çoğul biçimi
– Oğullar
– Veletler
– Erkek çocukları
– Evlatlar
– Çocuklar
Cümle içinde kullanımı: “Sülalemizdeki tüm gelmiş geçmiş benûnlar atletik yapılı iri adamlar oldular.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yüzük parmağı
– Adsız parmak
– Serçe ve orta parmak arasında kalan parmak
Cümle içinde kullanımı: “Elim bir kaza sonrasında sol bensarını kaybetmiş ne yazık ki.”