Kelime Kökeni: Arapça-bürsün çoğul biçimi
– Vahşi hayvan pençeleri
– Yırtıcı hayvan pençeleri
Cümle içinde kullanımı: “Berâsin izleri varsa hala ağaç sırtlarında buralarda dolaşmak akıl karı değildir.”
Kelime Kökeni: Arapça-bürsün çoğul biçimi
– Vahşi hayvan pençeleri
– Yırtıcı hayvan pençeleri
Cümle içinde kullanımı: “Berâsin izleri varsa hala ağaç sırtlarında buralarda dolaşmak akıl karı değildir.”
Kelime Kökeni: Arapça-beriyye çoğul biçimi
– Çöller
– Sahralar
– Çorak araziler
– Geniş kumluklar
Cümle içinde kullanımı: “Berârî ve yollar seni unutmama engel olsaydı kurumuş dudaklarımda hasretinin tadı olmazdı.”
Kelime Kökeni: Farsça-ber+Arapça-aks
– Aksine
– Tersine
– Tam tersine
– Hilafına
Cümle içinde kullanımı: “Ber-aks bizzat gidip görerek aklınızda oluşan tüm mesnetsiz ithamları yok edebilirsiniz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Savaşta ordunun sağ cenahı
– Cuvangar karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Komutayı ele alan komundan berangarı tehliye atmadan zaferi garantileyendir. “
Kelime Kökeni: Arapça-burka çoğul biçimi
– Gizlemeler
– Örtmeler
– Cübbeler
– Peçeler
Cümle içinde kullanımı: “Hatunlar saçlarını berâkı etsinler erler göz kapaklarını berâkı eylesinler.”
Kelime Kökeni: Arapça-bûrhân çoğul biçimi
– İspatlar
– Deliller
– Bürhanlar
– Emareler
– Kanıtlar
Cümle içinde kullanımı: “Berâhîn olmadığı sürece soruşturma tamamlanamaz veyahut suçlama yapılamaz.”
Kelime Kökeni: Arapça-berehmen çoğul biçimi
– Brahmanlar
– Puta tapanlar
– Puta tapanların papazları, din adamları
Cümle içinde kullanımı: “Berâhime Hint ve Mecusi dinlerindeki sözü geçen din adamları olarak bilinmektedir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Yola çıkan
– Yolcu
– Yolculuğa çıkmış kimse
Cümle içinde kullanımı: “Be-râh Allah’ın izniyle adım atmaya başlamışsa kimse onu yürümekten alıkoyamaz.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Çorak yer
– Açık arazi
– İşlenmemiş toprak
– Verimli olmayan topraklar
– Tarıma elverişli olmayan tarla
– Eza ve meşakkat
Cümle içinde kullanımı: “Güneş altında kuruyan berâh misali rüzgarın sert esintisinde kavruluyorsun.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Pireler
– Küçük asalak böcekler
Cümle içinde kullanımı: “Kan emen berâgîs gibiler bir kez yapıştılar mı ensene asla inmezler üstünden.”