Kelime Kökeni: Fransızca-bibliografhie
– Kaynaklar
– Literatür
– Kaynakça
– Bibliyografi
Cümle içinde kullanımı: “Kitapları özellikleri ve içeriklerine göre niteleyen sanata verilen isim Bibliyografya’dır.”
Kelime Kökeni: Fransızca-bibliografhie
– Kaynaklar
– Literatür
– Kaynakça
– Bibliyografi
Cümle içinde kullanımı: “Kitapları özellikleri ve içeriklerine göre niteleyen sanata verilen isim Bibliyografya’dır.”
Kelime Kökeni: Farsça-bî+Arapça-bereket
– Bereketsiz
– Kısır
– Verimsiz
– Yararsız
– Yetersiz
Cümle içinde kullanımı: “Hani ya bî-bereket topraklarda meyve vermeye çalışan fidanın acizliğini yaşarsın.”
Kelime Kökeni: Türkçe-ad
– Biberlik
– Biber konulan kap
– Biber yetiştirilen yer
Cümle içinde kullanımı: “Biberdânı kahvaltı sofrasından asla eksik etmeyen biriydi.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Nasipsiz
– Pay almamış
– Kısmetsiz
– İsteğine ulaşamayan
Cümle içinde kullanımı: “Evlatlarının bî-behre oluşu anadan babadan kalan mirasın anca erdem oluşundandır.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Korkusuzca
– Pervasızca
– Yiğitçe
– Korkmadan
Cümle içinde kullanımı: “Bî-bakâne gelseydin yanıma görürdün acının küllerinden defalarca doğduğumu.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Korkusuz
– Pervasız
– Gözü pek
– Sakınmaz
Cümle içinde kullanımı: “Sevdalık etmeye bî-bâk yürek ister, cesareti olmayanın aşkından hayır gelmez.””
Kelime Kökeni: Farsça
– Bahtsız
– Kadersiz
– Talihi yaver gitmeyen kimse
– Talihsiz
– -Kötü talihli
Cümle içinde kullanımı: “Aldanma böylesi içten gülmelerime, bî-baht yaşantımın yontuları her zaman gülümsememin arkasındadır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Aynen
– Olduğun gibi
– Değiştirmeden
– Değiştirmeden
Cümle içinde kullanımı: “Bi-aynihi sorunları teşkil ettikçe zaman kaybından öteye gidemiyoruz.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Bir başkasının egemenliğini tanıma
– Padişahın vefatından sonra tahta geçecek olan veliahtın devlet tarafından benimsenmesi ve onaylanması
– İtimadını göstermek
– Bağlılık göstermek
Cümle içinde kullanımı: “Üstümdeki gücüne karşı çıkmayı hayal dahi edememiş kalben sana bî’at etmiştim.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Çok hareketli
– Yerinde duramayan
– Huzuru olmayan
– Rahatsız
– Huzursuz
Cümle içinde kullanımı: “Sonbahar ne zaman kapımı çalsa hazan yapraklarındaki bî-ârâm salonumun köşesine çöküyordü.”