Kelime Kökeni: Zarf
– Geniş geniş
– Bolca
– Fazlasıyla
– Oldukça çok
Cümle içinde kullanımı: “Bol bol yiyin evlatlarım can boğazdan gelir, sağlıklı olmak boğazdan geçer.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Geniş geniş
– Bolca
– Fazlasıyla
– Oldukça çok
Cümle içinde kullanımı: “Bol bol yiyin evlatlarım can boğazdan gelir, sağlıklı olmak boğazdan geçer.”
Kelime Kökeni: Ad
– Boğazı tıkar biçimde şiddetli öksürük
– Nöbet nöbet öksürüklere neden olan bir hastalık
Cümle içinde kullanımı: “Boğmaca olduğunu saklamaya çalışsa da öksürüklerini duyan biri ciğerleri dışarı çıkacak sanır.”
Kelime Kökeni: Ad
– Boğmak eylemi
– Meyvelerden yapılan rakı
– Bir canlının soluk almasını engelleyerek öldürmek
Cümle içinde kullanımı: “Öyle boynundan tutup boğmaya devam edersen onu öldüreceksin bırak hemen!”
Kelime Kökeni: Ad
– Kürkten boğaz sargısı
– Boyna sarılan kumaş
Cümle içinde kullanımı: “Kar kapıları damları kapadığı zaman boğazlık takmadan dışarıya çıkılmaz.”
Kelime Kökeni: Ad
– Ağzın devamında mideye kadar uzanan bölüm
– Gırtlağın yukarısı
– Boynun önü
– Gerdan
– Şişenin dar kısmı
– Hunâk
– Azık
– Yiyecek
– İmik
– İaşe
– Ümük
Cümle içinde kullanımı: “Boğazımda düğümlenen lokmalarınız değildi söylemiş olduğunuz ağır ithamlardı.”
Kelime Kökeni: Yunanca-ad
– Kiler
– Zindan
– Yer altında kemerli büyük mahzen
– Evlerin toprak düzeyinin altında olan bölüm
Cümle içinde kullanımı: “Bodrum katında ufacık iki odalı bir evde büyüdüm, çocukluğum küflü mutluluklarla doluydu.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Şahsen
– Kendisi
– Zatıyla
– Doğrudan doğruya
– Uzaktan
– Binefsihi
Cümle içinde kullanımı: “Bi’z-zât kendiniz geldiğiniz derdimi dinlediğiniz için teşekkür ederim.”
Kelime Kökeni: Arapça-zarf
– Mecburen
– Zarurî olarak
– Zorunlu olarak
– Kaçınılmaz
– İster istemez
Cümle içinde kullanımı: “Bi’z-zârûre buraya kadar geldik sonumuzu Allah hayır eylesin.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Sonu olmayan
– Zevalsiz
– Ebedî
– Fânî karşıtı
– Kalımlı
– Bitmeyen
Cümle içinde kullanımı: “İnsan ne kadar aciz bir yaratık değil mi, ölümlü yaşamlarımızı bî-zevâl sürecek zannediyoruz.”
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Suskun
– Dilsiz
– Sessiz
– Sükûti
– Sakin
Cümle içinde kullanımı: “Bî-zebân kadınlardan korkun efendim, onlar ki kötü adamların eseridir.”