Kelime Kökeni: Arapça-bu’d çoğul biçimi
– Iraklar
– Uzaklar
– Mesafeler
– Uzaklıklar
Cümle içinde kullanımı: “Aramızdaki bu’dân, karanlıkların cisimleşmiş hali gölgelerin biçimidir.”
Kelime Kökeni: Arapça-bu’d çoğul biçimi
– Iraklar
– Uzaklar
– Mesafeler
– Uzaklıklar
Cümle içinde kullanımı: “Aramızdaki bu’dân, karanlıkların cisimleşmiş hali gölgelerin biçimidir.”
Deyim
– Varlık ve yokluk
Cümle içinde kullanımı: “Bûd u nabûd bil ki ellerin doluyken paylaşmasını boşken saklamasını bil.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Varlık
– Mevcudiyet
– Yokluk karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Bûd yaratıldığı andan itibaren ne sahibini tanıdı ne de yaratıldığına şükür eyledi!”
Kelime Kökeni: Arapça-Farsça
– Koku
– Rayiha
– Aroma
– Esans
– Peder
– Baba
– Ata
Cümle içinde kullanımı: “Meyler seni söylerken bû burnumda zehrolur, zalim bilmez âşkın nar-ı beyzasını!”
Kelime Kökeni: Türkçe-boza+Farsça-hâne
– Boza yapılan yer
– Boza satılan yer
Cümle içinde kullanımı: “Bu yapı eskiden Bozahâne olarak kullanılırdı şimdiler de bomboş ve harabe olarak öylece duruyor.”
Kelime Kökeni: Ad
– Oymak başı
– Kabile reisi
– İzcilikte küçük bir birliğin başı
Cümle içinde kullanımı: “Boy başı olduğundan beri küçücük omuzlarında ne kadar büyük bir sorumluluk olduğunu ördü.”
Kelime Kökeni: Türkçe-boya+Farsça-hâne
– Boya işleri yapılan yer
– Boya işliği
– Boyanın üretildiği satıldığı yer
Cümle içinde kullanımı: “Boya-hâne de çalışmak hem renkli hem meşakkatlidir paşam.”
Kelime Kökeni: Ad
– Boya yapma
– Boyacıların yaptığı iş
– Boya satma
– Boya yaparak geçinen kimse
Cümle içinde kullanımı: “Boyacılık mesleği asla ölmez, evler yapılmaya ve kullanılmaya devam ettikçe hep var olacaktır.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Pota
– Kuyumcu kalıbı
– Maden eritilen kap
Cümle içinde kullanımı: “Başta kuyumcular olmak üzere eczane, kimyacı ve madencilerin gümüş ve altın benzeri maddeleri erittiği bota benzer türdendir.”
Kelime Kökeni: Ad
– Borazan
– Boru
Cümle içinde kullanımı: “Borı-zen üfleyen birinin ciğerleri sağlam ve güçlüdür.”